Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları – Celal Başlangıç

Ortaya dökülen iddialar Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayetine kadar uzandı.
İşte size “yeni nesil” emanetçi medya patronları üzerine “kriminal” bir hikaye…

Akşam, Star, Güneş gazeteleri ile Kanal 24 ve TV 360’ın sahipliğini Ethem Sancak’tan devralan Yeşildağ kardeşler derin devletin ve Erdoğan’ın nesi oluyor? Medyada ‘emanet sahiplik’ sistemi.

Gündeme bomba gibi bir haber düşmüştü 17 Ağustos 2017 günü.

Erdoğan’a ilan-ı aşk ettiği için adı “Şems Ethem”e çıkan Ethem Sancak; Akşam, Star ve Güneş gazeteleri ile TV 360 ve Kanal 24’ü satıyordu.

Zaten ES Medya grubunda bulunan gazete ve televizyonların mülkiyeti AKP iktidarı döneminde sihirbaz küresi gibi elden ele geçiyordu.

Sancak daha önce Star medya grubunu iş adamı Fettah Tamince ile birlikte satın almıştı. Sonra tüm hisselerini Tamince’ye devredip medya dünyasından çekilmişti.

Üç yıllık aradan sonra Türkmedya Grubu’nu satın alan Sancak, ardından bir süre önce devrettiği Star medya grubunu Tamince’den devralarak ES Medya grubunu kurmuştu.

Ağustos’un ikinci yarısında gündeme düşen habere göre Sancak gazetelerini ve televizyonlarını Erdoğan için hapse girerek cezaevinde korumalığını yapan Hasan Yeşildağ’a devrediyordu.

Herkes aynı soruyu sormaya başladı; kimdi bu Hasan Yeşildağ?

Ortaya eski yazılar, belgeler, kitapların satır aralarında kalmış ayrıntılar saçılmaya başlandı.

Görünen oydu ki Hasan Yeşildağ’ın Erdoğan’ın cezaevinde korumalığını yapmaktan öte başka meziyetleri de vardı.

Hem de bu “meziyetler” Abdi İpekçi cinayetine, İslamcı bir gencin öldürülmesine kadar uzanıyordu.

Bunlardan biri hala daha elektronik ortamda var olan iştiraki.blogspot.com’da yer alan Şubat 2015 tarihli ve Abreg Togan isimli bir yazıydı.

1978 yılında işlenen bir cinayetle ilgili olarak Hasan Yeşildağ’ı da suçluyordu:

“İslamcı ekolün gençlik lideri Metin Yüksel, Fatih Camii’nin avlusunda derin devlet bağlantılı, zamanın ırkçı-faşist söylemlerini savunan ‘ülkücüler’ tarafından şehit edilmişti. Bu cinayeti işleyenler ve tetikçiler olarak yargılananlar ve hüküm giyenler arasında Hasan Yeşildağ isminde bir şahıs da vardı.”

Ancak bu yeni “medya patronluğu” daha doğrusu “yeni nesil medya emanetçiliği” sadece Hasan Yeşildağ ile sınırlı değil. Kardeşi Zeki Yeşildağ da bu “oyun”da bir aktör olarak yer aldığı için ikisini birlikte tanımayı sürdürmekte fayda var.

İşte bu günün “yandaş” kalemi Mahmut Övür’ün “muhaliflik” döneminden kalma yazısından bir kesit: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’li Meclis üyesi Zeki Yeşildağ müzmin bekarlığa son vermiş ve Washington’da dünya evine girmiş.

Biliyorsunuz, Yeşildağ soyadı İstanbul’un hatta Türkiye’nin yüksek tepelerinde bir hayli etkili… Özellikle Hasan Yeşildağ adı bu köşeyi izleyenlerin hiç de yabancısı değil. Aslında Yeşildağ kardeşlerin inanılmaz yükseliş öyküleri gerilim ve macera romanlarına taş çıkartacak cinsten. Şimdi bu romana yeni bir bölüm daha ekleniyor. Bu bölüm, Yeşildağ ailesine yeni bir ismin katılmasıyla başlıyor.”

Övür’ün anlattığı Washington’da mütevazı bir evlilik töreni. Damat adayı Zeki Yeşildağ. Gelin adayı ise Türkiye’yi sarsan “Civangate” skandalına imza atan dönemin Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan’ın kız kardeşi Müjde Civan.

Öykünün devamını Övür’den izleyelim.

“Ağca yanlışlıkla salıverildikten sonra yakalandığında kardeşi Adnan Ağca cezaevinin önünde medya ordusu karşısında isyan ediyordu.

Öfkeliydi Adnan Ağca. O öfkeyle ileri geri bir sürü şey söyledi. Söylediklerinin içinde elle tutulamayacak saçma şeyler de vardı, gerçekten düşündürücü iddialar da…

İşte Ağca’nın iddialarından biri.

‘Başbakan’ın gizli kasası Hasan Yeşildağ. Her gün gizli gizli görüşme yapıyorlar. Mehmet Ali Ağca’nın suç ortağı Hasan Yeşildağ. Kartal’da beraberlerdi.’

Şaşırtıcı değil mi? Ne demek istiyor acaba?”

Ağca’nın “suç ortaklığı”ndan Erdoğan’ın “mapushane arkadaşlığı”na uzanan çizgiyi de Hüseyin Besli ve Ömer Özbay’ın birlikte kaleme aldıkları “Recep Tayyip Erdoğan, Bir Liderin Doğuşu” kitabından öğrenelim.

“Aldığı bilgiyi (Erdoğan’ın cezaevinde öldürüleceği) ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi olan kardeşi Zeki Yeşildağ’la paylaştı. Ne gibi önlemler alabileceklerini gözden geçirirken Zeki kestirip attı: ‘Abi, uzatmaya gerek yok. Tayyip Bey’le beraber sen de gireceksin cezaevine; mahpusluğun yabancısı değilsin!’ Yeşildağ, karşılıksız çek kesmekten karşısına çıktığı hakimden yana yakıla hapis talep eder. Tek çıkar yolun ‘hapse mahkumiyet’ cezası olduğuna hakimi ikna eder.”

İşi biraz daha eşeleyince Tuncay Özkan’ın milletvekili olmadan önce 26 Mart 20014’de “Yürü ya Hasan” başlığıyla manşet olan Milliyet’teki yazısı çıkıyor karşımıza:

“Hasan Yeşildağ, Abdullaf Çatlı grubunun adamıydı. Sonra bu bağ bitti. Çünkü işe uyuşturucu karıştı.

Hasan Yeşildağ, Türkiye’de Abdi İpekçi dahil cinayetlere karışmış, tutuklanmış, polise konuşmuş ve bazı arkadaşlarını ele vermişti. Kaçaktı İsviçre’de… İsviçre’de uyuşturucu ve örtülü faaliyetlerinden dolayı cezaevinde yattı. Avrupa’da uyuşturucu işini iyi bilenlerden… İsviçre savcılarının ve gizli servislerinin bunlarla ilgili bilmediği hiçbir şey yok. Kullanılmışlıkları da çok.

Ama nedense onunla birlikte cezaevinde olanlar bir daha İsviçre’ye giremezken, Yeşildağ İsviçre’yi ikinci vatanı yaptı. Halen kardeşlerinden Ali, çeteci Ali Fevzi Bir’i fidye için kaçırmaktan aranıyor. Cin gibi iki kardeş Hasan ve Zeki Yeşildağ. Birlikte hem siyaset, hem ticaret yaşamında para ve yer kazanıyor. “

Ortaya dökülen iddialar Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayetine kadar uzandı.

Önlü’nün yakınları çok ilginç bilgiler paylaştılar Hasan Yeşildağ ile ilgili.

“Pınarhisar cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin en karlı işlerinde ihalelerinin belirleyici figürü olarak karşımıza çıkıyor Hasan Yeşildağ. Son yıllarda sahibi olduğu Ulus Cafe’den bu işlerini yürütüyordu. Yaptığı işler kar marjı yüksek toprak döküm ihaleleri, belediyeye ait eğlence mekanlarının işletmeleri vs… Kendi aldığı işlerin dışında özellikle yaptığı aracılıklarla da adından söz ettiren biri. (…) Medet Önlü; Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu idi. Kafkas Diasporası (Çerkes, Çeçen, Abaza, Osee vs.) tarafından yakından tanınan, sayılan ve sevilen Medet Önlü, 1990’lı yıllardan beri Çeçenya’nın bağımsızlığı için diasporada siyasi ve insani faaliyetlerde bulunuyordu. Gerek Çeçenistanlı Çeçenler gerekse Türkiye’deki Çeçenler tarafından saygın bir kişi olan Medet Önlü katledilmeden önce Çeçen sığınmacıların sorunlarıyla ilgileniyordu. Ancak katledilmesine giden süreçte en etkili faaliyeti Çeçen gençlerin Suriye’ye savaşa götürülmesine engel olmak için gösterdiği insanüstü çabaydı. Zaten yürüttüğü faaliyetler ile Rusya’nın hasmı olan Önlü, Suriye’ye Çeçenlerin sevkine karşı çıkması ve bunda etkili olması sebebiyle Türk makamlarının da tepkisine sebep oldu.”

22 Mayıs 2013’te Ankara Balgat’ta bulunan ofisinde öldürülmüştü Medet Önlü.

“Cinayetten saatler sonra azmettirici olarak polis tarafından tesbit edilen Rizvan Ezbulatov adlı Rusya vatandaşı şahıs cinayetten iki gün sonra elini kolunu sallayarak ülkeyi terketti. Tetikçi Murat Aluç yakalandığında verdiği ifadede Rizvan Ezbulatov tarafından tutulduğunu ve cinayetten bir gün sonra İstanbul Bebek’te bulunan Ulus Cafe’de kendisiyle buluştuklarını itiraf etti. Rizvan Ezbulatov’a Ulus Cafe’de buluşmalarının güvenli olup olmadığını sorduğunu ifade eden Aluç, Rizvan tarafından kendisine buranın sahiplerinin dostları olduğunu söylediğini iletti.

Bu bilgi üzerine harekete geçip Ulus Cafe’yi ve sahiplerini araştırdığımızda cafe sahiplerinden birinin karanlık işlerin adamı Hasan Yeşildağ olduğunu öğrendik. Avukatımız mahkeme esnasında defalarca mahkemeden cafe sahiplerininin dinlenmesini talep ettiyse de özellikle Hasan Yeşildağ’ı mahkemeye getirmek mümkün olmadı.”

17 Ağustos’ta Sancak “Medya grubunu satıyorum” deyince yapılan araştırmada herkesin karşısına ES Medya grubunun yeni patronu olarak Hasan Yeşildağ çıkmıştı.

O günden sonra hem Sancak, hem AKP’liler, hem de Yeşildağ kardeşler derin bir sessizliğe gömüldü.

Aradan 20 gün geçtikten sonra Rekabet Kurumu’nun sitesinde yer alan açıklamaya göre kamuoyu ES Medya Grubu’ndaki gazete ve televizyonların Hasan Yeşildağ’a değil de kardeşi Zeki Yeşildağ’a devredildiğini öğrendi.

Belli ki Hasan Yeşildağ’ın kriminal ilişkileri ortalığa saçılınca Saray, yeni medya patronunun Zeki Yeşildağ olmasına karar vermişti.

Yani daha az “kriminal” olan tercih edilmişti.

Çünkü Zeki Yeşildağ da karşımıza yakın zamanda “Erdoğan’ın koruması” olarak çıkıyor.

Geçtiğimiz aylarda, ABD’de Erdoğan’ı protesto edenlere saldıran korumaları organize eden isim olarak öne çıkıyor Zeki Yeşildağ.

İşte buyurun size “yeni bir medya patronu” hikayesi.

AKP’den önce hükümetler medya patronlarına ihale veriyorlardı.

AKP döneminde ise ihale verilen müteahhitlere bir gazete ile bir televizyon verilmeye başlandı.

Aslında bu “emanet medya patronu” dönemiydi.

Şimdi başka bir döneme geçmiş bulunuyoruz.

Önce ihale verip müteahhit yapacaksın, sonra gazete ve televizyon verip “medya patronu” yapacaksın.

En son hikaye bu. Bu hikayede her şey var.

Gazeteci Abdi İpekçi, İslamcı lider Mevlut Yüksel ve Çeçen Medet Önlü cinayetleri, Abdullah Çatlı, uyuşturucu ticareti, ihale yoluyla zengin olma, uydurma bir suç işleyip Erdoğan’la aynı koğuşa düşüp korumalığını yapma, Suriye’ye cihatçı gönderme, “Civangate”, ABD’de protesto gösterisi yapanlara saldırma…

İşte size “yeni nesil” emanetçi medya patronları üzerine “kriminal” bir hikaye…

Haberin linki

Habertürk – Medet Önlü cinayeti davasında karar çıktı

Kamuoyunda “Medet Ünlü” olarak tanınan Medet Önlü’nün, 22 Mayıs 2013′te öldürülmesiyle ilgili 7 kişinin yargılandığı davada sanık Murat Aluç “ağırlaştırılmış müebbet”, cinayete iştirakle suçlanan sanık Mehmet Akif Cömert ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kamuoyunda “Medet Ünlü” olarak tanınan Medet Önlü’nün, 22 Mayıs 2013’te öldürülmesiyle ilgili 7 kişinin yargılandığı davada sanık Murat Aluç “ağırlaştırılmış müebbet”, cinayete iştirakle suçlanan sanık Mehmet Akif Cömert ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Aluç, Medet Önlü’nün eşi, çocukları ve yeğeni ile taraf avukatları katıldı.

İddianamede Önlü’nün katil zanlısı Aluç ile dosyası ayrılan “azmettirici” Rızvan Ezbulatov’u tanıştırarak, cinayete yardım etmekle suçlanan tutuklu sanık Cömert ile Silivri Cezaevinden görüntülü sistem aracılığıyla bağlantı kuruldu.

Önlü ailesi ve avukatları Erdal Doğan, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtirken, Cumhuriyet Savcısı Yasemin Banu Aksoy, daha önce verdiği esas hakkındaki görüşü tekrarladı.

Cinayetten sonra Aluç’un yakalanmaması için imkan sağlamakla suçlanan ve “suçluyu kayırmak” suçundan ek savunması sorulan sanık İbrahim Şimşek’in avukatı Mustafa Çaça, “Müvekkilim suçun işlendiğini bilmediğinden suçluyu kayıramaz.” dedi.

Aluç, esas hakkındaki savunmasını mahkemeye yazılı olarak verdi. Aluç’un savunmasında, “Kullanıldığımın farkına daha sonra vardım. Pişmanım.” dediği açıklandı.

Sanık Cömert, “Olayla uzaktan, yakından ilişkim yok.” iddiasında bulunurken, sanıkların avukatları müvekkillerinin savunmalarına katıldıklarını belirtti.

HÜKÜM

Mahkeme heyeti, son sözlerin de sorulmasının ardından hükmü açıkladı. Buna göre, sanık Aluç, “tasarlayarak öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “ruhsatsız tabanca bulundurmak” suçundan da bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanık Cömert, “insan öldürmeye iştirak” suçundan 18 yıl, diğer sanıklardan İbrahim Şimşek “suçluyu kayırmak”tan 4 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Hakan ve Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya aynı suçtan altışar ay hapse mahkum edildi.

Hiçbir sanığın cezası için takdiri indirim uygulamayan mahkeme, sanıklardan Hakan Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın cezalarına ilişkin hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Dava, bugün ceza alan sanıkların da arasında bulunduğu 9 kişi hakkında açılmış, bunlardan Aluç’u cinayete azmettirmekle suçlanan Rızvan Ezbulatov ile cinayete yardımla suçlanan Ömer Peltek hakkındaki kamu davası, yakalanamamaları nedeniyle ayrılmıştı.

Aluç hakkında, Önlü’yü tasarlayarak öldürmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet”, ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

Ezbulatov’un, Aluç’u cinayete azmettirmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” ile ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklardan Peltek, Cömert ve İbrahim Şimşek’in “cinayete yardım” suçundan yirmişer yıla, Hakan ve Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın “suçluyu kayırmak” suçundan 6 yıl üçer aya kadar mahkumiyetleri talep ediliyordu.

Sanık Aluç, ilk celseki savunmasında “Medet Önlü’yü ben öldürdüm.” demiş, cinayeti Ezbulatov’un azmettirmesiyle ve verdiği tabancayla işlediğini öne sürmüştü.

İddianamede Ezbulatov’un, cinayetten sonra havayoluyla İstanbul’dan Moskova’ya hareket ettiği belirtiliyordu.

AA

Haberin Linki

Hürriyet – Türkiye’yi sarsan cinayette karar çıktı

Ankara’daki ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonrası yaşamını yitiren Medet Önlü davasında karar kısa süre önce çıktı.

Ankara’daki ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonrası yaşamını yitiren Medet Önlü davasında karar kısa süre önce çıktı. Mahkeme, tetikçi Murat Aluç için müebbet hapis cezası verdi. Davanın diğer sanıkları da çeşitli sürelerde ceza aldı.

22 Mayıs 2013 akşamı öldürülen Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasında karar 9’uncu duruşmada çıktı.

MÜEBBET HAPİS CEZASI

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Önlü’yü öldüren tetikçi Murat Aluç’u “tasarlayarak öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Mahkeme ayrıca, Aluç’u, cinayetin firari sanığı Rızvan Ezbulatov ile tanıştıran tutuklu sanık M. Akif Cömert’i ise, “insan öldürmeye iştirak” suçundan 18 yıl hapse mahkûm etti.

Diğer sanıklardan İbrahim Şimşek 4 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Hakan Şimşek, Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya aynı suçtan altışar ay hapse mahkum edildi.İNDİRİM YAPMADIHiçbir sanığın cezası için takdiri indirim uygulamayan mahkeme, sanıklardan Hakan Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın cezalarına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Öte yandan, Önlü’nün koruma polisi Şakir Yılmaz’ın da, daha önceki duruşmalarda verdiği ifadeler nedeni ile, görevden alındığı öğrenildi.

Haber Linki

Diken – Medet Önlü cinayeti için 74 STK’dan Erdoğan’a mektup: Güvenimiz kayboldu

Mektuplarda Önlü cinayetiyle ilgili devam eden soruşturma ve davadaki gelişmelerin kaygı verici olduğu, sürecin hızlandırılarak faillerin yakalanıp cezalandırılması ve yüz yüze görüşme talepleri yapıldı.

Ankara’da üç yıl önce öldürülen Çeçen yetkili Medet Önlü’nün eşi, ‘Medet Önlü için Adalet Komitesi‘ ve 74 Kafkas derneği, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yazdıkları mektupta adalete güvenin kaybolduğunu ve kaygılı olduklarını vurguladı.

Mektuplarda Önlü cinayetiyle ilgili devam eden soruşturma ve davadaki gelişmelerin kaygı verici olduğu, sürecin hızlandırılarak faillerin yakalanıp cezalandırılması ve yüz yüze görüşme talepleri yapıldı.

Medet Önlü’nün eşi Leyla Eser Önlü daha önce Başsavcılığa sunduğu dilekçede eşinin Suriye’deki Çeçenlerin piyon olarak kullanılmasına karşı çıktığı için hedef seçilmiş olabileceğini, MİT’in takibi altındayken suikaste kurban gittiğini öne sürmüştü.

74 STK imzaladı: Kaygılıyız

Erdoğan ve Davutoğlu’na hitaben kaleme alınan , aynı içerikli mektuplarda şöyle denildi:

“Bu mektubu Türkiye’de yaşayan tüm Kuzey Kafkasya kökenli vatandaşlarımızın kaygıyla izlediği bir konuda bilgi vermek için yazıyoruz. Bildiğiniz gibi Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Sayın Medet Önlü 22 Mayıs 2013 günü Ankara’daki işyerinde uğradığı suikast sonucu öldürülmüştü. Sayın Önlü, Türkiye’de özellikle Çeçen mültecilerin yaşam koşullarını iyileştirmek için yaptığı insani çalışmalar ile tanınan ve herkes tarafından sevilen bir kanaat önderiydi. Türkiye’nin başkentinde güpegündüz öldürülmesi tüm toplumda infial yaratmış ve cinayeti işleyenlerin derhal adalet önüne çıkarılacağı düşünülmüştü. Fakat cinayetten sonra yaşananlar ve başlayan dava süreci büyük bir hayal kırıklığı yaratmış, adaletin tesis edileceğine yönelik güven kaybolmaya başlamıştır.

Kilit sanık elini kolunu sallayarak kaçtı

Cinayeti işleyen ve azmettiren kişilerin kamera kayıtları ile hemen tespit edilmesine rağmen cinayeti azmettiren ve olayın aydınlatılması açısından kritik konumda olan sanık Rusya vatandaşı Rızvan Ezbulatov, Atatürk Havalimanı’ndan rahatlıkla yurt dışına kaçmış, tetikçi sanık Murat Aluç ise cinayetten ancak 20 ay sonra bir ihbar sonucu yakalanmış, kendisine yardım ve yataklık eden kişiler silahları ile birlikte yakalanmalarına karşın tutuksuz yargılanmak üzere yakalandıkları gün serbest bırakılmıştır. Savcılık tarafından açılan davanın ilk duruşması, cinayetin işlenmesinden tam iki yıl sonra, 22 Mayıs 2015 günü başlamış ve beşinci duruşma 24 Aralık 2015 günü görülmüştür. Maalesef Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmalarda yaşananlar kaygılarımızı daha da artırmıştır.

Savcı beş, mahkeme heyeti üç kez değişti

Davanın 5. duruşmasına gelene kadar savcı 5, mahkeme heyeti 3 kez değiştirilmiştir. Bu durumun bir sonucu olarak mahkeme heyetleri gelişmeleri yeterince takip edememiş, örneğin heyet, hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan firari sanık Mehmet Akif Cömert’in yakalandığını ancak Önlü ailesinin avukatının açıklaması sonucu öğrenmiştir. Dava devam ederken, firari sanıklardan Ömer Peltek, adalet ve güvenlik güçleri ile alay edercesine tatil fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmış, bu fotoğraflar da yine Önlü ailesinin çabaları ile dava dosyasına girmiştir. Sanık Ömer Peltek aradan geçen bunca süreye ve sosyal medyadaki paylaşımlarına karşın hala yakalanamamıştır.

Yüz yüze görüşme talebi

Önlü ailesi ve aşağıda isimleri bulunan Kafkas sivil toplum kuruluşları olarak adaletin yerine getirilmesi ve cinayetin azmettiricileri ile birlikte ortaya çıkarılması için size başvurmak zorunda kaldığımızı üzülerek ifade etmek isteriz. Dava sürecinin ciddiyetle sürdürülebilmesi açısından Mahkeme Heyetinin bundan sonra artık değiştirilmemesi ve Türkiye’de yaşamaya devam ettiği anlaşılan firari sanık Ömer Peltek’in bir an önce güvenlik güçleri tarafından yakalanarak adalet önüne çıkarılması hususlarında ilgili bakanlıklar nezdinde uyarıda bulunmanızı rica ediyoruz. Uygun görmeniz durumunda dava sürecindeki gelişmeleri ve yaşanan sorunları size şahsen de iletmek isteriz.

Çeçenlerin Suriye’de piyon olarak kullanılmasına karşı çıktı

Medet Önlü’nün eşi Leyla Eser Önlü daha önce Başsavcılığa sunduğu dilekçede çok çarpıcı iddialarda bulunmuştu.

Eşinin MİT takibindeyken öldürüldüğünü iddia eden Önlü o dilekçede şunları söylemişti: “Özellikle son dönemlerde, Suriye savaşında Çeçenlerin piyon olarak kullanılmalarına karşı çıkan ve Çeçenlerin kendi bağımsızlık mücadelesinde rol almalarını savunan eşim, ABD’deki Boston saldırısı olayına da iki Çeçen gencin adının karıştırılmasına, bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada büyük tepki göstermişti. Devletlerin ali menfaatlerinin, insanların yaşama haklarından üstün olamayacağını savunmaları beraber, eşimin bu muhalif tutumu ve açık sözlülüğünün birden çok devletin ali menfaatine ters düştüğünü, eşimin öldürülmesinin perde arkasında ve faillerinin yakalanamaması ve olayın aydınlatılamamasında bu türden bir nedenin var olduğunu düşünmekteyim.”

MİT’in takibindeyken öldürüldü iddiası

Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan da Başsavcılığa yaptığı başvuruda istihbarat örgütlerinin olaydaki rolü ya da ihmalinin araştırılmasını isteyerek şu iddialarda bulunmuştu: “Müvekkilin soruşturma dosyasına sunduğu, görgü, bilgi ve taleplerini içeren dilekçesi dikkate alındığında; Medet Önlü’nün çok önceden, katledilme tarihine kadar yakın takip altında bulunduğu anlaşılmaktadır. Önlü’nün, Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti Fahri Konsolosluğu görevi ve Çeçen ulusunun bağımsızlık davası için sürdürdüğü çalışmaları dikkate alındığında, kendisinin bu süre içinde yalnız yerli değil, yabancı istihbarat örgütlerinin de takibi altında olması şaşırtıcı değildir. Önlü, Çeçenlerin milli davasına zarar verdiğini düşündüğü bir olgu ve algıyla da mücadele eden ender Çeçen liderlerinden biridir. Çeçenlerin çeşitli örgüt ve çevrelerce kullanılmaması için verdiği mücadele kamuoyunca yakından bilinmektedir. Bu nedenle MİTve Emniyet İstihbaratı’nın Önlü ve ailesinin takip edilme faaliyetlerinden habersiz olduğu düşünülemez.”

Haberin linki

ZAMAN – Önlü davasında 3 kez hakim değişti, artık yeter

Ankara’da yaklaşık 3 yıl önce yaşanan Çeçen İçkerya Fahri Konsolosu Medet Önlü’ye yönelik suikastın perde arkası hâlâ aralanamadı.

Ankara’da yaklaşık 3 yıl önce yaşanan Çeçen İçkerya Fahri Konsolosu Medet Önlü’ye yönelik suikastın perde arkası hâlâ aralanamadı.

                                                                                                                         

Tetikçi Murat Aluç 1,5 yıl sonra yakalandı ancak cinayetin neden ve hangi amaçla işlendiği sır olarak kaldı. Dava sürecinde de 3 kez mahkeme heyeti, 5 kez de savcı değişti. Bunun üzerine 74 Kafkas sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mektup yazdı. Mektupta, cinayetin ardından başlatılan dava sürecinin büyük hayal kırıklığına sebep olduğu belirtildi. Birçok ihmal de sıralanarak, adaletin tesis edileceğine yönelik güvenin kaybolduğu vurgulandı. Cinayetin azmettiricisi ve olayın aydınlatılması açısından kritik konumda olan sanık Rusya vatandaşı Rızvan Ezbulatov’un Atatürk Havalimanı’ndan rahatlıkla yurtdışına kaçtığı hatırlatılan mektupta şöyle denildi: “Dava sürecinde, 5 duruşma oldu. Şu ana kadar savcı 5, mahkeme heyeti 3 kez değiştirildi. Hakim dosyayı bilmiyor. Yani ilerlenmesine bir şekilde engel olunduğunu hissediyoruz. Dava sürecinin ciddiyetle sürdürülebilmesi açısından mahkeme heyetinin bundan sonra artık değiştirilmemesini rica ediyoruz.”

Haberin linki

Groza cinayetleri ve iki şüphe – Cengiz Erdinç

Peki, Önlü’yü kim öldürdü?

İki buçuk yıl önce Ankara’da bir cinayet işlendi. Türkiye’deki Çeçenlerin önde gelen isimlerinden Medet Önlü, bürosunda öldürüldü.
2008 yılında başlayan Çeçen cinayetleri bir zincir olarak sürmüş ve 2013 yılına kadar altı Çeçen öldürülmüştü.
Dört cinayette katiller Rus Gizli Servisi için üretilen MSB Groza markalı “sessiz tabanca” kullanmıştı.
Önlü cinayetinde failler hiçbir iz bırakmadıklarını düşünüyorlardı. Ancak bitişik ofisin kapısı üzerindeki kamerayı ve Önlü’nün Çeçence tuttuğu günlüğü hesaba katmadılar. Görüntülerden ve notlardan teşhis edilen tetikçi  Murat Aluç’tu. Önlü’ye kendisini “Kemal” adıyla tanıtmıştı.
Aluç’u tutan 41 yaşındaki Rızvan Ezbulatov’du.  Türkiye’de defalarca farklı suçlara karışan, hapiste kalan ve çeşitli bağlantılar kuran Ezbulatov, Mehmet Akif Cömert aracılığıyla Aluç ile tanışmış ve 40 bin dolar ve 20 bin lira karşılığı suikastı sipariş etmişti.
Fakat bu bilgilere rağmen cinayet soruşturmasında tuhaflıklar başladı.
“Dayı Murat” lakaplı Aluç cinayet gecesine ait görüntülere rağmen 18 ay boyunca elini kolunu sallayarak dolaştı. 11 Ekim 2014 günü Sakarya’da yakalandı,  tutuklandı.
Ezbulatov ile Aluç’u tanıştıran Mehmet Akif Cömert gasp, silahlı soygun, uyuşturucu gibi suçlardan kaçak dolaşırken ancak bu yılın Haziran ayında İstanbul’da yakalandı.
Aluç’u aranırken saklayan İbrahim Şimşek yakalandı ancak serbest bırakıldı.
Suikasta yardım eden bir başka isim Ömer Peltek’ti. Suikast gecesi Aluç’a şoförlük yapmış, birlikte saklanmışlardı. Hala aranıyor ancak Facebook’ta tatil fotoğrafları paylaşacak kadar rahat.
Üç savcı ve üç mahkeme heyeti değiştiren dokuz sanıklı dava Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.
Peki, Önlü’yü kim öldürdü?
Şimdilik zincir Rus vatandaşı Ezbulatov’da kopuyor. Çeçen cinayetlerindeki bütün azmettiriciler gibi
Ezbulatov da kayıp ve ardında kim var, belli değil.
Medet Önlü Çeçen direnişinin önemli bir figürü olduğu için Rus İstihbarat Servisi “olağan” şüpheli.
Medet Önlü Çeçenlerin sadece “Çeçen davası” için savaşması gerektiğini düşünen ve böyle hareket eden biriydi. Pek çok Çeçen’in Suriye’ye gidişini önlemişi ve bu konuda ciddi bir bariyer oluşturuyordu.
Rusya Devlet Başkanı Putin Suriye’ye asker gönderilmesi için Federasyon Konseyi’nden izin alırken Kremlin İdaresi Başkanı Sergey İvanov Suriye’de IŞİD, Nusra gibi grupların yanında savaşan Rusya vatandaşlarından söz etmiş ve “Eğer evlerine geri dönerlerse ülkemizin ulusal güvenliği tehlikeye girer” demişti.
Rusya Federal Güvenlik Servisi (Federalnaya Slujba Bezopasnosti) FSB ajanları  hava operasyonlarından çok daha önce Çeçenlerin Kafkasya’da savaşmaları yerine Suriye’ye gitmelerini teşvik ediyordu.
Önlü sadece Rusya’nın değil, Türkiye de dâhil başka ülkelerin de Çeçenleri Suriye bataklığında savaştırma girişimlerine set çekmişti.
Önlü’nün “gönüllü koruması” polis memuru Şakir Yılmaz Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan gelen isimlerin ayda bir Önlü’den Kafkasya konusunda bilgi aldıklarını anlattı ve “Önlü Çeçenlerin Çeçenistan’da savaşması gerektiğini savunan biriydi. Öldürüldükten sonra 150’den fazla Çeçen Suriye’ye savaşmaya gitti” dedi; IŞİD’ten, El Nusra’dan, ÖSO’dan isimler saydı…
Yılmaz cinayet gecesi poliste “Rızvan Ezbulatov’un resminin kendisine gösterildiğini ancak bu resmin dava dosyasında olmadığını hatırlattı.
Ezbulatov cinayetten iki gün sonra Atatürk Havalimanından uçağa binip gitmişti!
Oysa Milli İstihbarat Teşkilatı, poliste resmi bulunan Ezbulatov için savcılığın bilgi talebini “elimizde hiçbir bilgi yok” diye yanıtlamıştı.
Mahkeme şimdi MİT ve Emniyet’e yeniden yazdı, hem Önlü hem de Ezbulatov’la ilgili belgeleri bir kez da istedi.
Peki, Çeçenler’in Suriye’de savaşmasını istemeyen başka “istihbarat örgütleri” de Medet Önlü’yü bir engel olarak görmüş olabilir mi?
Önlü cinayeti soruşturmasındaki gözle görülür isteksizlik bu soruyu giderek daha önemli hale getiriyor.

Kaynak

 

Hürriyet: Medet Önlü davasında tanık polisten çarpıcı açıklamalar

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasının 5. duruşmasında tanık olarak dinlenen Önlü’nün gönüllü korumalığını yapan polis memuru Şakir Yılmaz dikkat çekici iddialarda bulundu.

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasının 5. duruşmasında tanık olarak dinlenen Önlü’nün gönüllü korumalığını yapan polis memuru Şakir Yılmaz dikkat çekici iddialarda bulundu.

Medet Önlü’nün, Mayıs 2013’te öldürülmesiyle ilgili, biri Rus uyruklu 9 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Murat Aluç, Önlü’nün eşi, çocukları, yeğeni ile tarafların avukatları katıldı.
Medet Önlü’nün katil zanlısı Aluç ve “azmettirici” Rızvan Ezbulatov’u tanıştırarak, “adam öldürmeye yardım” ile suçlanan diğer tutuklu sanık Mehmet Akif Cömert ile de Silivri Cezaevinden görüntülü sistemle bağlantı kuruldu.

Mahkeme, önceki celse, Önlü ailesinin avukatının talebiyle Bayrampaşa Cezaevi’ndeki Rus ve Ukraynalılar arasında 1994-1997 yıllarında Ezbulatov’un bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından sorulmasını kararlaştırmıştı. Duruşmada, Adalet Bakanlığının, kapatılan Bayrampaşa Cezaevi’ne ilişkin kayıtların Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği yanıtını verdiği, dolayısıyla bu konuda netice alınamadığı belirtildi.

Ayrıca, sanık Ömer Peltek hakkındaki yakalama emrinin yerine getirilemediği de tutanağa geçirildi.
Medet Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan’ın talebiyle daha önce “tanık” olarak dinlenen Şakir Yılmaz da yeniden beyanda bulundu. Yılmaz, polis olduğunu ve Önlü’nün “gönüllü korumalığını” yaptığını söyledi.

“EMNİYETTE GÖSTERİLEN RESİM DAVA DOSYASINA KONULMADI”
Şakir Yılmaz ifadesinde “22 Mayıs 2013 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Terör Şube Müdürlüğü’nde ifadem alınırken A-4 kağıda basılı bir resim gösterildi. Resimdeki şahsı tanıyıp tanımadığım sorulduğunda tanımadığımı söyledim. Görevliler bana bu resmin Rızvan Ezbulatov’a ait olduğunu söylediler. Dava dosyasını incelediğimde ise bu resmin olmadığını gördüm. Ben daha sonra internetten araştırdım ve resmi buldum. Bu resimde telefonumdadır. Gerekirse mahkemeye ibraz edeceğim” dedi.

MEDET ÖNLÜ’NÜN TAKİP EDİLDİĞİ KANAATİNDEYİM
Hayattayken Önlü’ye emniyet istihbarat veya MİT’ten her ay veya 1,5 ayda bir gelenlerin Kafkasya konusunda bilgi aldıklarını iddia eden Şakir Yılmaz, “Bu nedenle ben, Önlü’nün izlendiği, takip edildiği kanaatindeyim” dedi.

ÇEÇENLER SURİYE’YE GEÇİRİLDİ
Medet Önlü’nün, Çeçenlerin Suriye’de savaşmalarına karşı olduğunu da anlatan Yılmaz, “Medet Önlü Türkiye’ye yerleştirilen Çeçenlerin iyi durumda olmaları için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Bu konuda İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile görüşmüştür. Çeçen sığınmacıları TOKİ konutlarına yerleştirmiştir ancakÇeçenlerin Suriye’ye götürülmek istenmesine karşı çıkmıştır. Çeçenler savaşacaksa, Çeçenistan’da savaşması gerektiğini savunan biriydi. Medet Önlü öldürülmeden önce, şu anda IŞİD’in komutanlarından olan Ömer Şişani’ye Türkiye’de üniversitede okurken yardım ettiği söylemiştir. Türkmen Cephesi’nin komutanı olan kişi de Ömer Şişani’nin kardeşidir. O da Türkiye’de öğrenciyken Medet Önlü yardım etmiştir. El Nusra’dan ‘Zübeyir’ ve Özgür Suriye Ordusu’ndan ‘Hamza’ da Türkiye’de öğenci olup Önlü’nün sahip çıktığı kişilerdi. Ancak Medet öldürüldükten sonra bu şahıslar Suriye’ye geçerek bu örgütlerin başına geçerek savaştılar. Örgütlerin başındaki tüm şahıslar Çeçen’dir. Medet Önlü öldürülmeden önce bilgisi dahilinde Suriye’ye giden yoktu. Ancak öldürüldükten sonra 150’den fazla Çeçen Suriye’ye savaşmaya gitti. Medet Önlü yaşarken bu kişilerin Suriye’ye gitmesini engellemişti” dedi.

Şakir Yılmaz, Önlü’nün, Çeçenistan Özerk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Ramazan Kadirov’un kendisini tehdit ettiğini söylediğini de kaydetti.

Medet Önlü’nün Suriye’ye gitmesini engellediği Ömer Şişani, suikastin ardından Suriye’ye geçti ve IŞİD’in Rojava komutanlığını üstlendi. Şişani hakkında defalarca öldürüldüğü yönünde haberler çıkmasına rağmen bu iddia tam olarak doğrulanamadı.

OFİSİN ÇOK YAKININDA GÖRÜNTÜLENDİ
Önlü ailesinin avukatı Doğan, “azmettirici” olduğu belirtilen Rızvan Ezbulatov’un, Medet Önlü’nün ofisine çok yakın yerde fotoğrafının çekildiğini, bunun dosyada olduğunu ifade etti.

Buna karşın 23 Mayıs tarihinde bilinip tanığa gösterilmesine rağmen Ezbulatov’un, 24 Mayıs’ta İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan gitmesine engel olunmadığını söyleyen Erdal Doğan, soruşturma sırasında savcılıktan, Ezbulatov ve Önlü’nün takibi konusundaki delillerin MİT’ten getirtilmesini istediklerini, ancak bunun yapılmadığını anlattı.

MAHKEME, MİT’TEN BİLGİ İSTEDİ
MİT’in elinde belge bulunması gerektiğini öne süren Doğan, MİT’e müzekkere yazılarak, Ezbulatov ve Önlü’ye ilişkin delillerin istenmesi talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, Ezbulatov ve Peltek hakkındaki “yokluklarında tutuklama” kararlarının devamını kararlaştırdı.

Sanıklardan Aluç ve Cömert’in tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, fotoğrafı da kullanılarak, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, 1994-1997 yıllarında Bayrampaşa Cezaevi’ndeki Rus ve Ukraynalılar arasında Rızvan Ezbulatov’un kalıp kalmadığının araştırılmasını, kaldıysa hangi adla kaldığının sorulmasını karara bağladı.

Önlü ailesinin avukatının talebi doğrultusunda, Medet Önlü ve Rızvan Ezbulatov’a ilişkin “takibe yönelik belge ve bilgilerin emniyet müdürlüğü ve MİT’ten istenmesini” kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı şubat 2016’ya erteledi.

Kaynak

Hürriyet: Medet Önlü cinayetinde MİT bağlantısı iddiası

Çeçen İçkerya Devleti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayeti davasında tanık olarak dinlenen kardeşi Ali Önlü, Önlü’nün Çeçen savaşçıların Suriye’ye gönderilmesinde yardımcı olması için MİT’ten gelen teklifi kabul etmediğini, ağabeyinin öldürülmesinde bu bağlantının da göz önünde bulundurulmasını istedi.

Çeçen İçkerya Devleti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayeti davasında tanık olarak dinlenen kardeşi Ali Önlü, Önlü’nün Çeçen savaşçıların Suriye’ye gönderilmesinde yardımcı olması için MİT’ten gelen teklifi kabul etmediğini, ağabeyinin öldürülmesinde bu bağlantının da göz önünde bulundurulmasını istedi.

İş insanı Medet Önlü’nün, Mayıs 2013’te öldürülmesiyle ilgili, 1’i Rus uyruklu 9 kişinin yargılandığı davaya Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.
24 Ekim’de görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Aluç, tutuksuz sanık İbrahim Şimşek, Medet Önlü’nün eşi Leyla Önlü, çocukları ve yeğeni Abrek Önlü ile taraf avukatları katıldı. Duruşmaya, Önlü ailesinin yanı sıra Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi üyeleri, Kaffed Başkanı Yaşar Aslankaya ve çeşitli STK temsilcileri de katıldı.

İddianamede Önlü’nün katil zanlısı Murat Aluç ile “azmettirici” Rızvan Ezbulatov’u tanıştırarak, adam öldürmeye yardımla suçlanan sanık Mehmet Akif Cömert ile Silivri Cezaevinden görüntülü sistem üzerinden bağlantı kuruldu.

AV. DOĞAN: DAVA BASİT BİR DAVA DEĞİL
Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan söz alarak, davanın basit bir dava olmadığını, siyasi nedenleri bulunduğunu ifade etti. Doğan, Önlü’nün Çeçenistan ve Türkiye’deki Çeçenler konusundaki çalışmalarına ilişkin bir grup yazıyı, mahkeme dosyasına sundu.

Sanıklardan Ömer Peltek’in yakalanması için kolluğun daha fazla çaba sarf etmesi konusunda müzekkere yazılmasını isteyen Doğan, “azmettirici” Ezbulatov’un 1994-1997 arasında Bayrampaşa Cezaevinde kaldığını öğrendiklerini anlattı.

BAYRAMPAŞA’DA DA KALDI MI?
Doğan, “O dönemde Bayrampaşa’da kalan Ukrayna ve Rusya uyruklular arasında Ezbulatov’un bulunup bulunmadığının araştırılmasını istiyoruz. Ezbulatov, başka bir isimle de kalmış olabilir. Bu yüzden pasaportundaki fotoğraf da kullanılsın” dedi. Mahkeme bir sonraki duruşma için 24 Aralık’a gün verdi.

KARDEŞİME PARA TEKLİF ETTİLER
Duruşmada daha sonra Medet Önlü’nün kardeşi Ali Önlü “tanık” olarak dinlendi.Kardeşinin Çeçenistan ve Çeçenler için çalıştığını ifade eden Ali Önlü, Çeçenistan savaşı bittikten sonra kardeşinin “satın alınmaya” çalışıldığını, bunun için birkaç heyetin geldiğini, “3-5 milyon” önerildiğini kaydetti. Kardeşinin bunu kabul etmemesi üzerine tehditler almaya başladığını belirten Ali Önlü, “Çeçenistan’ın bağımsızlığı için dergi çıkardı. Türkiye’deki Çeçen mülteciler için evler ayarladı. Çeçen öğrencilere burs verdi. Bunlar, bazıları için tehdit algısı oluşturdu. Birkaç ortamda, Çeçenistan’dan gelen 3-4 kişinin tehdit ettiğini biliyorum. Tehdit edilmesinin gerekçesi, şu andaki Çeçenistan yönetiminin yanında durmamasıdır” ifadesini kullandı.

SURİYE’DE SAVAŞMALARINI İSTEMEDİ
Çeçenistan’dan birçok kişinin Suriye ve Irak’a savaşmaya gittiğini, kardeşinin buna karşı çıkarak, “Bizim davamız, Çeçenistan’ın bağımsızlık davasıdır. Eğer savaşacaksanız, orada savaşın” dediğini anlatan Ali Önlü, “Bir arkadaşım, kardeşimi istihbarata çağırarak, kendisinden Suriye’ye giden Çeçenleri organize etmesini istediklerini söyledi. Ama Medet öyle bir şey yapmadı” diye konuştu.

Ali Önlü, kendisine bunu nakleden kişiyi sonraki celse dinletebileceklerini bildirdi. “Ezbulatov’un Çeçenistan’da krallar gibi yaşadığını duyduğunu” belirten Ali Önlü, “Ezbulatov’u görenler olduğunu” ifade etti.“Yaşasaydı Suriye’de bu kadar Çeçen görülmezdi”

BİRİLERİ ÖNLÜ’NÜN İPİNİ ÇEKTİ
Önlü’nün eşi Leyla Önlü de son yıllardaki olayların analiz edilmesi durumunda eşinin neden öldürüldüğünün ortaya çıkacağını vurgulayarak, “Son karışıklıklar nedeniyle birileri Medet Önlü’nün ipini çekti. Yaşasaydı Suriye’de bu kadar Çeçen görülmezdi” dedi.

Sanık Cömert ise “Ben halkların bağımsızlığını savunan biriyim. Böyle bir cinayete karışmak benim dünya görüşüme ters” ifadesini kullandı.

SANIK AVUKATI: MÜVEKİLLE TEMAS KURAMADIM
Hakkında yakalama kararı bulunan sanık Ömer Peltek’in avukatı Metin Çalışkan, müvekkili ile temas kuramadığını, ancak ağabeyinin kendisine telefonla ulaşarak, “Ömer Peltek’in cinayetle ilgisi olmadığı” yönünde tanıklık yapmak istediğini kaydetti. Mahkeme heyeti, hakkında yakalama kararı bulunan Ezbulatov ve Peltek’in yakalanmasının beklenmesine, tutuklu sanıklar Aluç ve Cömert’in tutukluluklarının devamına karar verdi.

Mahkeme, Önlü ailesinin avukatının talebi doğrultusunda, fotoğrafı da kullanılarak,Adalet Bakanlığına, Bayrampaşa Cezaevindeki Rus ve Ukraynalılar arasında, 1994-1997 arasında Ezbulatov’un kalıp kalmadığının araştırılmasını, kaldıysa adının sorulmasına karar verirken, Peltek’in kardeşinin ifadesinin alınması için Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazılmasını karar altına aldı.

FOTOĞRAFI EMNİYET’E DAĞITILACAK
Peltek’in fotoğraflarının Emniyet birimlerine dağıtılması suretiyle sıkı şekilde aranması için müzekkere gönderilmesini de kararlaştıran heyet, duruşmayı erteledi.

Davanın 3. duruşmasına cinayet davasının firari sanıklarından Ömer Peltek’in tatil fotoğrafları duruşmaya damgasını vurmuştu. Önlü ailesinin avukatı, Peltek’in tatil fotoğraflarını dosyaya sunmuş, mahkeme, ortaya çıkan yeni fotoğraflarla birlikte emniyete yeni bir yazı yazılmasına karar vermişti.

CİNAYETTEN SONRA MOSKOVA’YA GİTTİ
İddianamede, Aluç hakkında, Önlü’yü tasarlayarak öldürmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet”, ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapis isteniyor. Ezbulatov’un Aluç’u cinayete azmettirmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” ile ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklardan Peltek, Cömert ve İbrahim Şimşek’in “cinayete yardım” suçundan 20’şer yıla, Hakan Şimşek, Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın “suçluyu kayırmak” suçundan 6 yıl 3’er aya kadar mahkumiyetleri talep ediliyor. Sanık Aluç, ilk celseki savunmasında “Medet Önlü’yü ben öldürdüm” demiş, cinayeti Ezbulatov’un azmettirmesiyle ve verdiği tabancayla işlediğini öne sürmüştü. İddianamede Ezbulatov’un, cinayetten sonra havayoluyla İstanbul’dan Moskova’ya hareket ettiği belirtiliyor.

Haberin orjinal linki:

http://www.hurriyet.com.tr/medet-onlu-cinayetinde-mit-baglantisi-iddiasi-40010234

OHaber: Medet Önlü cinayetinde MİT bağlantısı iddiası

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Çeçen işadamı Medet Önlü cinayeti davasında tanık olarak dinlenen kardeşi Ali Önlü, Medet Önlü’nün Çeçen savaşçıların Suriye’ye gönderilmesinde yardımcı olması için MİT’ten gelen teklifi kabul etmediğini, ağabeyinin öldürülmesinde bu bağlantının da göz önünde bulundurulmasını talep etti.

Kamuoyunda “Medet Ünlü” olarak tanınan Medet Önlü’nün, Mayıs 2013’te öldürülmesiyle ilgili, 1’i Rus uyruklu 9 kişinin yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Murat Aluç, tutuksuz sanık İbrahim Şimşek, Önlü’nün eşi Leyla Önlü, çocukları ve yeğeni Abrek Önlü ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada Önlü ailesini Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi üyeleri, Kaffed Başkanı Yaşar Aslankaya ve çeşitli STK temsilcileri de yalnız bırakmadı.

2

İddianamede Önlü’nün katil zanlısı Aluç ile “azmettirici” Rızvan Ezbulatov’u tanıştırarak, adam öldürmeye yardımla suçlanan sanık Mehmet Akif Cömert ile Silivri Cezaevinden görüntülü sistem üzerinden bağlantı kuruldu.

Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan söz alarak, davanın basit bir dava olmadığını, siyasi nedenleri bulunduğunu ifade etti. Doğan, Önlü’nün Çeçenistan ve Türkiye’deki Çeçenler konusundaki çalışmalarına ilişkin bir grup yazıyı, mahkeme dosyasına sundu.

Sanıklardan Ömer Peltek’in yakalanması için kolluğun daha fazla çaba sarf etmesi konusunda müzekkere yazılmasını isteyen Doğan, “azmettirici” Ezbulatov’un 1994-1997 arasında Bayrampaşa Cezaevinde kaldığını öğrendiklerini anlattı.

Doğan, “O dönemde Bayrampaşa’da kalan Ukrayna ve Rusya uyruklular arasında Ezbulatov’un bulunup bulunmadığının araştırılmasını istiyoruz. Ezbulatov, başka bir isimle de kalmış olabilir. Bu yüzden pasaportundaki fotoğraf da kullanılsın” dedi.

1
“Ezbulatov Çeçenistan’da”

Duruşmada daha sonra Medet Önlü’nün kardeşi Ali Önlü “tanık” olarak dinlendi.

Kardeşinin Çeçenistan ve Çeçenler için çalıştığını ifade eden Ali Önlü, Çeçenistan savaşı bittikten sonra kardeşinin “satın alınmaya” çalışıldığını, bunun için birkaç heyetin geldiğini, “3-5 milyon” önerildiğini kaydetti.

Kardeşinin bunu kabul etmemesi üzerine tehditler almaya başladığını belirten Ali Önlü, “Çeçenistan’ın bağımsızlığı için dergi çıkardı. Türkiye’deki Çeçen mülteciler için evler ayarladı. Çeçen öğrencilere burs verdi. Bunlar, bazıları için tehdit algısı oluşturdu. Birkaç ortamda, Çeçenistan’dan gelen 3-4 kişinin tehdit ettiğini biliyorum. Tehdit edilmesinin gerekçesi, şu andaki Çeçenistan yönetiminin yanında durmamasıdır” ifadesini kullandı.

Çeçenistan’dan birçok kişinin Suriye ve Irak’a savaşmaya gittiğini, kardeşinin buna karşı çıkarak, “Bizim davamız, Çeçenistan’ın bağımsızlık davasıdır. Eğer savaşacaksanız, orada savaşın” dediğini anlatan Ali Önlü, “Bir arkadaşım, kardeşimi istihbarata çağırarak, kendisinden Suriye’ye giden Çeçenleri organize etmesini istediklerini söyledi. Ama Medet öyle bir şey yapmadı” diye konuştu.

Ali Önlü, kendisine bunu nakleden kişiyi sonraki celse dinletebileceklerini bildirdi.

5

 

“Ezbulatov’un Çeçenistan’da krallar gibi yaşadığını duyduğunu” belirten Ali Önlü, “Ezbulatov’u görenler olduğunu” ifade etti.

“Yaşasaydı Suriye’de bu kadar Çeçen görülmezdi”

Medet Önlü’nün eşi Leyla Önlü de son yıllardaki olayların analiz edilmesi durumunda eşinin neden öldürüldüğünün ortaya çıkacağını vurgulayarak, “Son karışıklıklar nedeniyle birileri Medet Önlü’nün ipini çekti. Yaşasaydı Suriye’de bu kadar Çeçen görülmezdi” dedi.

Sanık Cömert, “Ben Türklerin bağımsızlığını savunan biriyim. Böyle bir cinayete karışmak benim dünya görüşüme ters” ifadesini kullandı.

Hakkında yakalama kararı bulunan sanık Ömer Peltek’in avukatı Metin Çalışkan, müvekkili ile temas kuramadığını, ancak ağabeyinin kendisine telefonla ulaşarak, “Ömer Peltek’in cinayetle ilgisi olmadığı” yönünde tanıklık yapmak istediğini kaydetti.

Mahkeme heyeti, hakkında yakalama kararı bulunan Ezbulatov ve Peltek’in yakalanmasının beklenmesine, tutuklu sanıklar Aluç ve Cömert’in tutukluluklarının devamına karar verdi.

3

Mahkeme, Önlü ailesinin avukatının talebi doğrultusunda, fotoğrafı da kullanılarak, Adalet Bakanlığına, Bayrampaşa Cezaevindeki Rus ve Ukraynalılar arasında, 1994-1997 arasında Ezbulatov’un kalıp kalmadığının araştırılmasını, kaldıysa adının sorulmasına karar verirken, Peltek’in kardeşinin ifadesinin alınması için Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazılmasını karar altına aldı.

Peltek’in fotoğraflarının Emniyet birimlerine dağıtılması suretiyle sıkı şekilde aranması için müzekkere gönderilmesini de kararlaştıran heyet, duruşmayı erteledi.

op

Mahkeme heyeti değişti dava ilerlemedi

Medet Önlü vinayeti davasının görüldüğü Ankara 1 Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin davanın başladığı dönemden bu yana 3 kez değişmesi nedeniyle duruşmalarda aşama kaydedilemedi.  Davanın 3. duruşmasına cinayet davasının firari sanıklarından Ömer Peltek’in tatil fotoğrafları duruşmaya damgasını vurmuştu. Önlü ailesinin avukatı, Peltek’in tatil fotoğraflarını dosyaya sunmuş, mahkeme, ortaya çıkan yeni fotoğraflarla birlikte emniyete yeni bir yazı yazılmasına karar vermişti.

6

İddianame

İddianamede, Aluç hakkında, Önlü’yü tasarlayarak öldürmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet”, ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapis isteniyor.

Ezbulatov’un Aluç’u cinayete azmettirmek suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” ile ruhsatsız tabanca bulundurmaktan 3 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklardan Peltek, Cömert ve İbrahim Şimşek’in “cinayete yardım” suçundan 20’şer yıla, Hakan Şimşek, Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın “suçluyu kayırmak” suçundan 6 yıl 3’er aya kadar mahkumiyetleri talep ediliyor.

Sanık Aluç, ilk celseki savunmasında “Medet Önlü’yü ben öldürdüm” demiş, cinayeti Ezbulatov’un azmettirmesiyle ve verdiği tabancayla işlediğini öne sürmüştü.

İddianamede Ezbulatov’un, cinayetten sonra havayoluyla İstanbul’dan Moskova’ya hareket ettiği belirtiliyor.

Haberin linki:

http://www.ohaber.com/medet-onlu-cinayetinde-mit-baglantisi-iddiasi/

 

Hürriyet: Medet Önlü cinayetinin firari sanığının tatil fotoğrafları ortaya çıktı

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasının 3. Duruşması dün yapıldı. Cinayet davasının firari sanıklarından Ömer Peltek’in tatil fotoğrafları duruşmaya damgasını vurdu. Önlü ailesinin avukatı, Peltek’in tatil fotoğraflarını dosyaya sundu.

İKİ yıl önce Ankara’da öldürülen Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasının 3. Duruşması dün yapıldı. Cinayet davasının firari sanıklarından Ömer Peltek’in tatil fotoğrafları duruşmaya damgasını vurdu. Önlü ailesinin avukatı, Peltek’in tatil fotoğraflarını dosyaya sundu. Mahkeme, ortaya çıkan yeni fotoğraflarla birlikte emniyete yeni bir yazı yazılmasına karar verdi.

22 Mayıs 2013’te, işyerinde öldürülen Medet Önlü ile ilgili açılan davanın duruşması dün Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Murat Aluç duruşma salonuna getirilirken, Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Mehmet Akif Cömert ise SEGBİS sistemi ile ifade verdi.

BODRUM’DA TATİL YAPTI
Önlü’nün eşi çocukları ve kardeşlerinin katıldığı duruşmada dosyaya firari sanık Ömer Peltek ile ilgili ortaya çıkan yeni fotoğraflar sunuldu. Tetikçi Ömer Aluç ile birlikte Önlü’nün ofisine kadar giden Peltek’in Bodrum’da tatil yaparken çekilmiş fotoğrafları dosyaya girdi. Peltek’in bir arkadaşının Facebook hesabından paylaştığı fotoğrafları mahkemeye sunan Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan “Ömer Peltek’in Facebook sayfasına eriştik. Buna ilişkin dokümanları mahkemeye sunduk. Bu konu üzerinde durulup Ömer Peltek’in yakalanmasının çabuklaştırılması için mahkemece yeniden aynı yönde yazı yazılmasını istiyoruz” dedi.


INTERPOL AZMETTİCİNİN PEŞİNDE
Mahkeme heyeti duruşmada, dosyaya giren evraklara ilişkin de bilgi verdi. Buna göre cinayetin azmettiricisi olan Rus Rızvan Ezbulatov’un yakalanması için hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı; Ezbulatov’a ilişkin arama işleminin sürdüğü belirtildi

‘SIKI BİR ARAMA YAPIN’
Mahkeme firari sanıklar Ezbulatov ve Peltek için çıkarılan tutuklama kararının devamının yanı sıra, tutuksuz yargılanan İbrahim Şahin’in ‘adli kontrol şartı kalksın’ talebini de geri çevirdi. Mahkeme, Bodrum’da tatil yaptığı ortaya çıkan Peltek için ise “Sanığın sıkı suretle soruşturulup yakalanmasının bir an önce sağlanması için ilgili emniyet birimlerine yazı yazılmasına” karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması için ise 27 Ekim’e gün verildi.

 

Haberin linki:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/30217806.asp