Soruşturmanın “bir bölümü” tamamlandı, ilk duruşma 22 Mayıs’ta

yargı sürecine güvensizliğimiz devam ediyor, azmettirici Rizvan Ezbulatov ve olayın diğer asli faili Ömer Peltek’in kaçaklığı hakkında etkin ve sonuç alıcı bir girişimin dosyada halen mevcut olmayışı hukuken basit bir görev ihmalinin ötesindedir. Çoğunluğu Türk olan ve Türkiye’de saklanan suç şebekesinin nerdeyse tüm elemanlarının elini kolunu sallayarak dolaşıyor…

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Türkiye Fahri Konsolosu Medet Önlü’nün, 22 Mayıs 2013 tarihinde Ankara Balgat’taki ofisinde katledilmesi davasına bakan Cumhuriyet savcısı Ali Alper Saylan iddianameyi hazırlayıp soruşturmanın “bir bölümünü” tamamladı. İddianamede, dosyada yer alan 9 sanığa “tasarlayarak adam öldürmek”, “ruhsatsız silah taşımak” ve “suçluyu korumak” suçlamalarını yöneltti.

Medet Önlü’yü ofisinde vuran ve daha sonra yakalanan Murat Aluç, firari sanıklar Rızvan Ezbulatov, Ömer Peltek ve Mehmet Akif Cömert ile tutuksuz İbrahim Şimşek hakkında “tasarlayarak adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Tutuklanmamış olan Hakan Şimşek, Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya hakkında ise “suçluyu korumak” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Savcı Saylan iddianamede, suç tarihini Medet Önlü’nün ofisinde uğradığı suikast ile hayatını kaybettiği 22.05.2013 günü ve sonrası olarak belirledi. Deliller bölümünde ise Medet Önlü’ ye ait ajanda, HTS kayıtları, mobese görüntüleri, tanık beyanları, otopsi raporu, araç tespit ve olay yeri inceleme tutanakları gibi belge ve evraklar sıralandı.

Cumhuriyet Savcısı Ali Alper Sayan hazırladığı iddianamede, yakalanan Murat Aluç ve ona yardım eden şüphelilerle ilgili davanın açılmasını isterken, “Kamu davası açılan şüphelilerin varsa yurtdışı bağlantıları ve muhtemel suç ortaklarının tespiti amacıyla” evrak tefrik edilerek soruşturmasına başka bir dosya üzerinden devam edileceğini belirtti.

Önümüzdeki günlerde Medet Önlü için Adalet komitesi sayfasından kamuoyu ile paylaşacağımız iddianame okunduğunda aşağıdaki soru işaretleri ortaya çıkıyor:

1- Tesadüf olduğu söylense de, ilk duruşma tarihi neden suikastın tam ikinci yıl dönümü, yani 22 Mayıs olarak belirlendi?

2- İddianamede, cinayetin azmettiricisi Rizvanı Ezvulatov’la bağlantısı olan kuyumcuyla ilgili kısımlar neden üstünkörü geçildi?

3- Soruşturma tamamlanmadan önce, suikastın azmettiricisi Rizvanı Ezvulatov’la bağlantısı olan Ulus Cafe’nin sahibiyle ilgili neden hiçbir talep veya ifade çağrısı yapılmadı?

4- Savcı, iddianamedeki suçlamalar dikkate aldığında, delil karartma ve kaçma şüphesi olan tetikçinin arkadaşı İbrahim Şimşek hakkında neden iddianamenin kabulüyle tutuklama istemedi?

5 – Ocak ayında Ankara Adliyesi’nin önünde yapılan basın açıklamasından sonra Savcılık bir açıklama yapmıştı. Bu dönemde soruşturmanın önceki savcısı Serdar Coşkun’un Rizvan Ezbulatov hakkında bilgi için cezaevi yönetimlerine talepler yaptığı, MİT’ten ve ilgili kurumlardan bilgi istediği, kuyumcu hakkında ilgili kurumlara talepler yaptığını dosyada görmek mümkün. Bu çabaların ne kadar sonuç getireceği şüpheli olsa da, bunların hemen sonrasında soruşturma savcısı neden aniden değişti ve yeni gelen savcı neden günler içinde hızlıca iddianameyi yazıp davayı açtı?

Medet Önlü için Adalet Komitesi olarak, yargı sürecine güvensizliğimiz devam ediyor. Azmettirici Rizvan Ezbulatov ve olayın diğer asli faili Ömer Peltek’in kaçaklığı hakkında etkin ve sonuç alıcı bir girişimin dosyada halen mevcut olmayışı hukuken basit bir görev ihmalinin ötesindedir. Çoğunluğu Türk olan ve Türkiye’de saklanan suç şebekesinin nerdeyse tüm elemanlarının elini kolunu sallayarak dolaşıyor oluşu belli kurumlarca korunduklarına dair kuşkularımızı güçlendiriyor.