Medet ÖNLÜ – 22.05.2013

“Allah yolunda cihada çıkan insanlar namlunun ucundadırlar. Hak vaki olur mu? Her an böyle bir akıbetin muhattabıdırlar.” Medet ÖNLÜ

#QomanSiyMedet #КъоманСийМедет #HalkınOnuruMedet

Medet ÖNLÜ-22.05.2013

“Allah yolunda cihada çıkan insanlar namlunun ucundadırlar. Hak vaki olur mu? Her an böyle bir akıbetin muhattabıdırlar.” Medet ÖNLÜ #QomanSiyMedet #КъоманСийМедет Beste ve icrası için Ünsal ÖZCAN'a, seslendirme için Selçuk POLAT'a teşekkürlerimizi sunarız.

Posted by Vaynakh Gençlik Birliği on Friday, May 22, 2020

Medet Önlü Halkının Onurudur

Medet Önlü’nün 22 Mayıs 2013 akşamı ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin üzerinden yedi yıl geçti.

O, davası uğruna ölümü göze almış bir kahraman olarak tarihteki yerini aldı. Dokunduğu hayatlarda, umudu olduğu hanelerde yaşıyor adı. Ve yaşıyor ruhu, ömrünü adadığı hayali gibi özgür ve onurlu.

Yaşamı boyunca hak, adalet ve özgürlük mücadelesi vermiş bir insanın arkasından adaletsizliğe boyun eğilmedi, davasına sahip çıkıldı ve adalet arayışı başladı.

Medet Önlü’nün ölümünden sonra, henüz olay günü kimlikleri tespit edilen katil ve yardımcılarının bir bölümü 1,5 yılın ardından nihayet yakalandı. Dava süreci devam ederken bir diğer sanık olan ve Medet Önlü’nün öldürülmesi için tetikçi ile azmettiriciyi tanıştıran ve anlaşmalarını sağlayan kişi yakalandı. Dava bir yıldan fazla sürdü ve sonucunda mahkeme, tetikçi için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Aracılık yapan sanık için 18 yıl hapis cezasına hükmeden mahkeme, tetikçiye yardım eden ve cinayet sonrasına saklanmasını sağlayan sanıklardan biri için 4 yıl hapis cezasına, diğerleri için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Mahkeme kararı, 2018 yılında kesinleşti.

Aralık 2017’de ise tetikçiye şoförlük yapan ve cinayetin işlenmesine yardım eden kişi, kimlik sorgusu sırasında tesadüfen yakalandı. Aralık 2018’e kadar süren yargılama sonucunda mahkeme, 18 yıl hapis cezasına hükmetti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince kararın onanması üzerine sanık vekilinin itirazı ile dosya Yargıtaya gönderildi. Yargılama süreci devam ediyor.

Gelinen son durumda mahkeme, Rızvan Ezbulatov adı ile bilinen ve kırmızı bültenle aranan azmettirici hakkında dosyayı ayırarak davanın görülmesine devam ediyor.

Adalet yerini bulmadıkça, gerçek suçlu ve sorumlular ortaya çıkmadıkça ve hesap vermedikçe haklı mücadelemiz devam edecek. Onun hayatını feda ettiği bu yolda emekleri ve mücadelesi mirasımızdır.

Medet Önlü halkının onurudur.

Bugün 22 Mayıs 2019… Medet Önlü tam 6 yıl önce bugün şehit oldu.

Gelinen son durumda mahkeme, Rızvan Ezbulatov adı ile bilinen azmettirici hakkında dosyayı ayırarak davanın görülmesine devam ediyor.

Bugün 22 Mayıs 2019… Medet Önlü tam 6 yıl önce bugün şehit oldu. O, davası uğruna ölümü göze almış bir kahraman olarak tarihteki yerini aldı. Dokunduğu hayatlarda, umudu olduğu hanelerde yaşıyor adı. Ve yaşıyor ruhu, ömrünü adadığı hayali gibi özgür ve onurlu.

Bu 6 yılda ne oldu ?
Medet Önlü şehit oldu ancak bu adaletsizliğe boyun eğileceği anlamına gelmiyordu. Yaşamı boyunca hak, adalet ve özgürlük mücadelesi vermiş bir insanın arkasından davasına sahip çıkmak gerekti.
Medet Önlü’nün ölümünden itibaren adalet kavgamız başladı ve 1,5 yılın ardından nihayet tetiği çeken katil ve yardımcılarının bir kısmı, bunların kimliği olay günü tespit edilmişti, yakalandı. Dava süreci devam ederken bir diğer sanık daha yakalandı, bu kişi Medet Önlü’nün öldürülmesi için tetikçi ile azmettiriciyi tanıştıran ve anlaşmalarını sağlayan kişiydi. Dava bir yıldan fazla sürdü ve sonucunda mahkeme, tetikçi için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Aracılık yapan sanık için 18 yıl hapis cezasına hükmeden mahkeme, tetikçiye yardım eden ve cinayet sonrasına saklanmasını sağlayan sanıklardan biri için 4 yıl hapis cezasına, diğerleri için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Mahkeme kararı, 2018 yılında kesinleşti.
Aralık 2017’de ise tetikçiye şoförlük yapan ve cinayetin işlenmesine yardım eden kişi, kimlik sorgusu sırasında yakalandı. Aralık 2018’e kadar süren yargılama sonucunda mahkeme, 18 yıl hapis cezasına hükmetti. Sanık vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine dosya, bölge adliye mahkemesine gönderildi. Yargılama süreci devam ediyor.
Gelinen son durumda mahkeme, Rızvan Ezbulatov adı ile bilinen azmettirici hakkında dosyayı ayırarak davanın görülmesine devam ediyor.

NOT: Bu zor süreçte adalet arayışımıza destek veren, mahkeme koridorlarında yanımızda olan tüm dostlara sevgiler, saygılar. Her zaman kalbimizdesiniz.

MEDET ÖNLÜ DAVASINDA KARAR

Medet Önlü’nün öldürülmesinde tetikçi ile birlikte cinayeti tasarlayan ve şoförlük yapan sanık Ömer Peltek’in yargılandığı davanın 28 Aralık’ta görülen duruşmasında karar çıktı.

Medet Önlü’nün öldürülmesinde tetikçi ile birlikte cinayeti tasarlayan ve şoförlük yapan sanık Ömer Peltek’in yargılandığı davanın 28 Aralık’ta görülen duruşmasında karar çıktı.

Mahkeme heyeti 18 yıl hapis cezasında karar kıldı.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Medet Önlü’nün ailesi, yakınları ve Kafkas diasporasından çok sayıda kişi de izleyici olarak katıldı.

Duruşma öncesinde polisin sert tavrı nedeniyle gerginlik yaşayan izleyiciler ile Medet Önlü’nün yakınlarından birçok kişi duruşma salonuna alınmadı.

Önlü ailesinin vekili Avukat Erdal Doğan sanığın Türk Ceza Kanununun 37. maddesi uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğini, yardım etmekten cezalandırılması durumunda ise hiç değilse indirim uygulanmaması gerektiğini beyan etti.

Medet Önlü’nün eşi de söz alarak “Siz iddia makamı olarak haksızlığa uğrayan bizlerin tarafındasınız. Para karşılığında adam öldüren, dört buçuk yıl kaçan, adaleti engelleyen bir kişi atlas libas da giyse katildir.” diyerek sanığın yardım etmekten cezalandırılmasının vicdanları yaralayacağını ifade etti.

Mahkeme heyeti sanık hakkında ceza indirimi uygulamadı.

DOSYA TEFRİK EDİLDİ

Kaçak durumda olan cinayetin azmettiricisi Rızvan Ezbulatov hakkında kamu davasının ayrılmasına karar verildi.

Cinayetten iki gün sonra İstanbul’dan Moskova’ya uçtuğu tespit edilen Rızvan Ezbulatov’un yakalanıp yakalanmayacağı ise merak konusu.

MEDET ÖNLÜ DAVASINDA SAVCI ESAS HAKKINDA MÜTALAASINI VERDİ.

Dosyanın tefrikinden önce haklarında karar verilen sanıklara ilişkin mahkeme kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesince onandığı açıklandı.

Medet Önlü davasında 12 Aralık Çarşamba günü duruşma yapıldı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Medet Önlü’nün ailesi, yakınları ve Kafkas diasporasından çok sayıda kişi de izleyici olarak katıldı.

Dosyanın tefrikinden önce haklarında karar verilen sanıklara ilişkin mahkeme kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesince onandığı açıklandı.

Esas hakkında mütalaası sorulan Savcı Cemal Fehmi Günay, sanık Ömer Peltek’in olay öncesinde olayın asli faili Murat Aluç ile birlikte hareket ederek onun şoförlüğünü yaptığını, olay öncesinde olay yerine sürekli birlikte giderek keşif yaptıklarını, olay günü de sanık Murat Aluç’u araç ile olay yerine götürerek onu dışarıda beklediğini ve gözcülük yaptığını, öldürme eylemini gerçekleştirerek ofisten çıkan Murat Aluç’u araç ile alarak olay yerinden uzaklaştırdığını, bu şekilde sanık Murat Aluç’un öldürme eylemine suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak sureti ile suça iştirak ettiğini, bu nedenle sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 39/2-c, 53, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve tutuk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Sanığa son savunmasını vermesi için gelecek celseye kadar süre veren mahkeme heyeti, tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 28 Aralık 2018 14.00’a erteledi.

SAVCININ TALEP ETTİĞİ CEZA YETERSİZ!

Önlü ailesi ve vekilleri Avukat Erdal Doğan ile duruşmaya katılanlar savcının talebini yetersiz buldu. Avukat Erdal Doğan, sanık Ömer Peltek’in suçun işlenmesinden önce ve suçun işlenmesi sırasında sanık Murat Aluç ile birlikte hareket ettiğini, suçun işlenmesinden sonra da sanık Murat Aluç’u olay yerinden uzaklaştırdığını ve uzun süre birlikte saklandıklarını, sanık Murat Aluç yakalandıktan ve hakkında ceza verildikten sonra da kaçmaya devam ettiğini, suça doğrudan doğruya iştirak ettiğini, bu nedenle asli fail olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sanık Ömer Peltek, Avukat Erdal Doğan’ın talebi kabul edilirse asli fail olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacak. Ancak Savcı Günay’ın talep ettiği Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a,      39/2-c maddelerine göre cezalandırılan bir kişiye verilen hapis cezası 15 ila 20 yıl arasında değişiyor.

28 Aralık 2018 14.00’da yapılacak duruşmada mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.

Medet Önlü davası için bugün duruşma yapıldı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11.50’de yapılacak olan duruşma 17.30’a kadar ertelendi.

Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı, esas hakkında karar vermek üzere 19 Eylül 2018 tarihi saat 14.00’e erteledi.

Medet Önlü davası için bugün duruşma yapıldı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11.50’de yapılacak olan duruşma 17.30’a kadar ertelendi. Mesai saatinin bitimini gerekçe gösteren polis, Medet Önlü’nün ailesini ve duruşma için bekleyen izleyicileri dışarı çıkarmak isteyince arbede yaşandı. Yaklaşık altı saat duruşmayı bekleyen izleyiciler polis zoruyla dışarı çıkarıldı.

Mahkeme heyetinin tekrar değiştiği duruşmada sanık vekili,müvekkilinin işlediği suçun yardım ve yataklık olabileceğini ifade ederek tahliye talebinde bulundu. Önlü ailesi vekili Av. Erdal Doğan ise sanığın asli fail olduğunu ifade ederek tahliye talebinin reddini; diğer sanıklar hakkında verilen hükme ilişkin Yargıtay dosyası beklenmeden karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı, esas hakkında karar vermek üzere 19 Eylül 2018 tarihi saat 14.00‘e erteledi.

Duruşmalar devam ediyor

Medet Önlü Suikastı’na tetikçiye yardım ederek iştirak ettiği belirlenen ve cinayetten beri 4.5 yıldır kaçak durumda olan Ömer Peltek’in 2017 Aralık ayında yakalanması ile başlayan ve ilk duruşması 6 Şubatta görülen davanın ikinci duruşması 17 Nisan’da gerçekleşti.
Duruşmada sanık Ömer Peltek’in savunmasına karşı beyanda bulunan Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan ; Ömer Peltek’in iddia ettiği gibi masum olmadığını,cinayetin asli faillerinden biri olduğunu ve bu nedenle iddianamede talep edildiği şekliyle cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
Heyet, diğer sanıklar yönünden verilen hükme ilişkin Yargıtay’dan bilgi sorulmasına ve sanık Rızvan Ezbulatov hakkındaki yakalama kararının devamına, ayrıca sanık Ömer Peltek’in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Temmuz 2018 tarihine erteledi.
Duruşmaya AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Medet Önlü’nün yakınları ve Kafkas diasporasından çok sayıda kişi de izleyici olarak katıldı.

Tetikçinin suç ortağı Ömer Peltek yakalandı, duruşma 6 Şubat’ta

Medet Önlü Suikastı’na tetikçiye yardım ederek iştirak ettiği belirlenen ve cinayetten beri 4.5 yıldır kaçak durumda olan Ömer Peltek (27) nihayet yakalandı.

Medet Önlü Suikastı’na tetikçiye yardım ederek iştirak ettiği belirlenen ve cinayetten beri 4.5 yıldır kaçak durumda olan Ömer Peltek (27) nihayet yakalandı.

Alanya Mahmutlar Mahallesi’nde, 2 Aralık 2017 günü Jandarma ekipleri tarafından durdurulan Peltek’in üzerinden sahte kimlik çıkması üzerine karakolda suçunu itiraf etti.  Aynı gün çıkarıldığı mahkemede suçla ilgisi olmadığını iddia etmişse de tutuklandı.

Medet Önlü Suikastı davasının 6 Şubat 2018’de gerçekleşecek bir sonraki duruşmasında Ömer Peltek’in de bulunması bekleniyor. Bildikleriyle ve anlatacaklarıyla bazı soru işaretlerinin giderilmesini sağlayabilir.

 

Ömer Peltek 2.12.2017 duruşma tutanağı:

omer_peltek_tutanak

 

 

Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları – Celal Başlangıç

Ortaya dökülen iddialar Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayetine kadar uzandı.
İşte size “yeni nesil” emanetçi medya patronları üzerine “kriminal” bir hikaye…

Akşam, Star, Güneş gazeteleri ile Kanal 24 ve TV 360’ın sahipliğini Ethem Sancak’tan devralan Yeşildağ kardeşler derin devletin ve Erdoğan’ın nesi oluyor? Medyada ‘emanet sahiplik’ sistemi.

Gündeme bomba gibi bir haber düşmüştü 17 Ağustos 2017 günü.

Erdoğan’a ilan-ı aşk ettiği için adı “Şems Ethem”e çıkan Ethem Sancak; Akşam, Star ve Güneş gazeteleri ile TV 360 ve Kanal 24’ü satıyordu.

Zaten ES Medya grubunda bulunan gazete ve televizyonların mülkiyeti AKP iktidarı döneminde sihirbaz küresi gibi elden ele geçiyordu.

Sancak daha önce Star medya grubunu iş adamı Fettah Tamince ile birlikte satın almıştı. Sonra tüm hisselerini Tamince’ye devredip medya dünyasından çekilmişti.

Üç yıllık aradan sonra Türkmedya Grubu’nu satın alan Sancak, ardından bir süre önce devrettiği Star medya grubunu Tamince’den devralarak ES Medya grubunu kurmuştu.

Ağustos’un ikinci yarısında gündeme düşen habere göre Sancak gazetelerini ve televizyonlarını Erdoğan için hapse girerek cezaevinde korumalığını yapan Hasan Yeşildağ’a devrediyordu.

Herkes aynı soruyu sormaya başladı; kimdi bu Hasan Yeşildağ?

Ortaya eski yazılar, belgeler, kitapların satır aralarında kalmış ayrıntılar saçılmaya başlandı.

Görünen oydu ki Hasan Yeşildağ’ın Erdoğan’ın cezaevinde korumalığını yapmaktan öte başka meziyetleri de vardı.

Hem de bu “meziyetler” Abdi İpekçi cinayetine, İslamcı bir gencin öldürülmesine kadar uzanıyordu.

Bunlardan biri hala daha elektronik ortamda var olan iştiraki.blogspot.com’da yer alan Şubat 2015 tarihli ve Abreg Togan isimli bir yazıydı.

1978 yılında işlenen bir cinayetle ilgili olarak Hasan Yeşildağ’ı da suçluyordu:

“İslamcı ekolün gençlik lideri Metin Yüksel, Fatih Camii’nin avlusunda derin devlet bağlantılı, zamanın ırkçı-faşist söylemlerini savunan ‘ülkücüler’ tarafından şehit edilmişti. Bu cinayeti işleyenler ve tetikçiler olarak yargılananlar ve hüküm giyenler arasında Hasan Yeşildağ isminde bir şahıs da vardı.”

Ancak bu yeni “medya patronluğu” daha doğrusu “yeni nesil medya emanetçiliği” sadece Hasan Yeşildağ ile sınırlı değil. Kardeşi Zeki Yeşildağ da bu “oyun”da bir aktör olarak yer aldığı için ikisini birlikte tanımayı sürdürmekte fayda var.

İşte bu günün “yandaş” kalemi Mahmut Övür’ün “muhaliflik” döneminden kalma yazısından bir kesit: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’li Meclis üyesi Zeki Yeşildağ müzmin bekarlığa son vermiş ve Washington’da dünya evine girmiş.

Biliyorsunuz, Yeşildağ soyadı İstanbul’un hatta Türkiye’nin yüksek tepelerinde bir hayli etkili… Özellikle Hasan Yeşildağ adı bu köşeyi izleyenlerin hiç de yabancısı değil. Aslında Yeşildağ kardeşlerin inanılmaz yükseliş öyküleri gerilim ve macera romanlarına taş çıkartacak cinsten. Şimdi bu romana yeni bir bölüm daha ekleniyor. Bu bölüm, Yeşildağ ailesine yeni bir ismin katılmasıyla başlıyor.”

Övür’ün anlattığı Washington’da mütevazı bir evlilik töreni. Damat adayı Zeki Yeşildağ. Gelin adayı ise Türkiye’yi sarsan “Civangate” skandalına imza atan dönemin Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan’ın kız kardeşi Müjde Civan.

Öykünün devamını Övür’den izleyelim.

“Ağca yanlışlıkla salıverildikten sonra yakalandığında kardeşi Adnan Ağca cezaevinin önünde medya ordusu karşısında isyan ediyordu.

Öfkeliydi Adnan Ağca. O öfkeyle ileri geri bir sürü şey söyledi. Söylediklerinin içinde elle tutulamayacak saçma şeyler de vardı, gerçekten düşündürücü iddialar da…

İşte Ağca’nın iddialarından biri.

‘Başbakan’ın gizli kasası Hasan Yeşildağ. Her gün gizli gizli görüşme yapıyorlar. Mehmet Ali Ağca’nın suç ortağı Hasan Yeşildağ. Kartal’da beraberlerdi.’

Şaşırtıcı değil mi? Ne demek istiyor acaba?”

Ağca’nın “suç ortaklığı”ndan Erdoğan’ın “mapushane arkadaşlığı”na uzanan çizgiyi de Hüseyin Besli ve Ömer Özbay’ın birlikte kaleme aldıkları “Recep Tayyip Erdoğan, Bir Liderin Doğuşu” kitabından öğrenelim.

“Aldığı bilgiyi (Erdoğan’ın cezaevinde öldürüleceği) ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi olan kardeşi Zeki Yeşildağ’la paylaştı. Ne gibi önlemler alabileceklerini gözden geçirirken Zeki kestirip attı: ‘Abi, uzatmaya gerek yok. Tayyip Bey’le beraber sen de gireceksin cezaevine; mahpusluğun yabancısı değilsin!’ Yeşildağ, karşılıksız çek kesmekten karşısına çıktığı hakimden yana yakıla hapis talep eder. Tek çıkar yolun ‘hapse mahkumiyet’ cezası olduğuna hakimi ikna eder.”

İşi biraz daha eşeleyince Tuncay Özkan’ın milletvekili olmadan önce 26 Mart 20014’de “Yürü ya Hasan” başlığıyla manşet olan Milliyet’teki yazısı çıkıyor karşımıza:

“Hasan Yeşildağ, Abdullaf Çatlı grubunun adamıydı. Sonra bu bağ bitti. Çünkü işe uyuşturucu karıştı.

Hasan Yeşildağ, Türkiye’de Abdi İpekçi dahil cinayetlere karışmış, tutuklanmış, polise konuşmuş ve bazı arkadaşlarını ele vermişti. Kaçaktı İsviçre’de… İsviçre’de uyuşturucu ve örtülü faaliyetlerinden dolayı cezaevinde yattı. Avrupa’da uyuşturucu işini iyi bilenlerden… İsviçre savcılarının ve gizli servislerinin bunlarla ilgili bilmediği hiçbir şey yok. Kullanılmışlıkları da çok.

Ama nedense onunla birlikte cezaevinde olanlar bir daha İsviçre’ye giremezken, Yeşildağ İsviçre’yi ikinci vatanı yaptı. Halen kardeşlerinden Ali, çeteci Ali Fevzi Bir’i fidye için kaçırmaktan aranıyor. Cin gibi iki kardeş Hasan ve Zeki Yeşildağ. Birlikte hem siyaset, hem ticaret yaşamında para ve yer kazanıyor. “

Ortaya dökülen iddialar Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü cinayetine kadar uzandı.

Önlü’nün yakınları çok ilginç bilgiler paylaştılar Hasan Yeşildağ ile ilgili.

“Pınarhisar cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin en karlı işlerinde ihalelerinin belirleyici figürü olarak karşımıza çıkıyor Hasan Yeşildağ. Son yıllarda sahibi olduğu Ulus Cafe’den bu işlerini yürütüyordu. Yaptığı işler kar marjı yüksek toprak döküm ihaleleri, belediyeye ait eğlence mekanlarının işletmeleri vs… Kendi aldığı işlerin dışında özellikle yaptığı aracılıklarla da adından söz ettiren biri. (…) Medet Önlü; Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu idi. Kafkas Diasporası (Çerkes, Çeçen, Abaza, Osee vs.) tarafından yakından tanınan, sayılan ve sevilen Medet Önlü, 1990’lı yıllardan beri Çeçenya’nın bağımsızlığı için diasporada siyasi ve insani faaliyetlerde bulunuyordu. Gerek Çeçenistanlı Çeçenler gerekse Türkiye’deki Çeçenler tarafından saygın bir kişi olan Medet Önlü katledilmeden önce Çeçen sığınmacıların sorunlarıyla ilgileniyordu. Ancak katledilmesine giden süreçte en etkili faaliyeti Çeçen gençlerin Suriye’ye savaşa götürülmesine engel olmak için gösterdiği insanüstü çabaydı. Zaten yürüttüğü faaliyetler ile Rusya’nın hasmı olan Önlü, Suriye’ye Çeçenlerin sevkine karşı çıkması ve bunda etkili olması sebebiyle Türk makamlarının da tepkisine sebep oldu.”

22 Mayıs 2013’te Ankara Balgat’ta bulunan ofisinde öldürülmüştü Medet Önlü.

“Cinayetten saatler sonra azmettirici olarak polis tarafından tesbit edilen Rizvan Ezbulatov adlı Rusya vatandaşı şahıs cinayetten iki gün sonra elini kolunu sallayarak ülkeyi terketti. Tetikçi Murat Aluç yakalandığında verdiği ifadede Rizvan Ezbulatov tarafından tutulduğunu ve cinayetten bir gün sonra İstanbul Bebek’te bulunan Ulus Cafe’de kendisiyle buluştuklarını itiraf etti. Rizvan Ezbulatov’a Ulus Cafe’de buluşmalarının güvenli olup olmadığını sorduğunu ifade eden Aluç, Rizvan tarafından kendisine buranın sahiplerinin dostları olduğunu söylediğini iletti.

Bu bilgi üzerine harekete geçip Ulus Cafe’yi ve sahiplerini araştırdığımızda cafe sahiplerinden birinin karanlık işlerin adamı Hasan Yeşildağ olduğunu öğrendik. Avukatımız mahkeme esnasında defalarca mahkemeden cafe sahiplerininin dinlenmesini talep ettiyse de özellikle Hasan Yeşildağ’ı mahkemeye getirmek mümkün olmadı.”

17 Ağustos’ta Sancak “Medya grubunu satıyorum” deyince yapılan araştırmada herkesin karşısına ES Medya grubunun yeni patronu olarak Hasan Yeşildağ çıkmıştı.

O günden sonra hem Sancak, hem AKP’liler, hem de Yeşildağ kardeşler derin bir sessizliğe gömüldü.

Aradan 20 gün geçtikten sonra Rekabet Kurumu’nun sitesinde yer alan açıklamaya göre kamuoyu ES Medya Grubu’ndaki gazete ve televizyonların Hasan Yeşildağ’a değil de kardeşi Zeki Yeşildağ’a devredildiğini öğrendi.

Belli ki Hasan Yeşildağ’ın kriminal ilişkileri ortalığa saçılınca Saray, yeni medya patronunun Zeki Yeşildağ olmasına karar vermişti.

Yani daha az “kriminal” olan tercih edilmişti.

Çünkü Zeki Yeşildağ da karşımıza yakın zamanda “Erdoğan’ın koruması” olarak çıkıyor.

Geçtiğimiz aylarda, ABD’de Erdoğan’ı protesto edenlere saldıran korumaları organize eden isim olarak öne çıkıyor Zeki Yeşildağ.

İşte buyurun size “yeni bir medya patronu” hikayesi.

AKP’den önce hükümetler medya patronlarına ihale veriyorlardı.

AKP döneminde ise ihale verilen müteahhitlere bir gazete ile bir televizyon verilmeye başlandı.

Aslında bu “emanet medya patronu” dönemiydi.

Şimdi başka bir döneme geçmiş bulunuyoruz.

Önce ihale verip müteahhit yapacaksın, sonra gazete ve televizyon verip “medya patronu” yapacaksın.

En son hikaye bu. Bu hikayede her şey var.

Gazeteci Abdi İpekçi, İslamcı lider Mevlut Yüksel ve Çeçen Medet Önlü cinayetleri, Abdullah Çatlı, uyuşturucu ticareti, ihale yoluyla zengin olma, uydurma bir suç işleyip Erdoğan’la aynı koğuşa düşüp korumalığını yapma, Suriye’ye cihatçı gönderme, “Civangate”, ABD’de protesto gösterisi yapanlara saldırma…

İşte size “yeni nesil” emanetçi medya patronları üzerine “kriminal” bir hikaye…

Haberin linki

Medet Önlü suikasti üzerinden tam 3 yıl geçti

Medet Önlü’yü aramızdan ayrılışının üçüncü yıldönümünde özlemle,saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

medetonluMedet Önlü’nün 22 Mayıs 2013 akşamı ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin üzerinden tam üç yıl geçti.

Bu üç yıllık süreçte komitemiz öncülüğünde başlatılan adalet arayışına gerek Türkiye’den gerek yurt dışından binlerce kişi ve sivil toplum kurumu destek verdi. Bu destek sayesinde üç yıllık sürecin sonunda Medet Önlü’nün öldürülmesinde rol oynayanların küçük bir kısmı yargılanarak ceza alsa da olayın yurt içinde ve yurt dışındaki asıl failleri hala serbest. Bu nedenle bu adalet arayışımız tüm kararlılığıyla devam etmektedir.

İnanıyoruz ki insanlık ve adalet adına verilen bu onurlu uğraş başa çıkılamaz denilen her türlü gücü alt edecek ve Medet Önlü’nün öldürülmesine bir şekilde sebep olan herkes ve her aygıt kamuoyu önünde bunun hesabını mutlaka verecektir.

Medet Önlü ismi de ruhu gibi ölümsüz kalacaktır.

Medet Önlü’yü aramızdan ayrılışının üçüncü yıldönümünde özlemle,saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

Dolxur dac,duxur dac, dic a diyr dac!
Ağlamayacağiz, yılmayacağız, unutmayacağız!