Author Archive for: admin

Medet Önlü Suikastı’yla ilgili 8 soru

04/14/2014
14 Nis 2014

1)  Tetikçi, suikaste yönelik temaslarını muhbirlerle izlendiği bilinen bir mahallede gerçekleştirmiş ve niyetini yakın çevresinde duyurmuştur. Suikast öncesinde Ankara’da pek çok keşif gerçekleştiren  tetikçinin girişimi istihbarat tarafından nasıl gözardı edilebilmiştir?

2) TBMM, Başbakanlık ve Genel Kurmay binalarına son derece yakın bir konumda gerçekleştirilen suikast ardından zanlı, tüm kamera ve takip imkanlarına rağmen kaçmayı nasıl başarabilmiştir?

3)  Tetikçi Murat Aluç’u suikast noktasına taşıdığı kamera kayıtlarıyla belirlenen Ömer Peltek gözaltına alındıktan sonra nasıl serbest bırakılabilmiştir? Aluç’un cinayet işleyeceğinden haberi olmadığını söylemesi,  bırakılması için nasıl yeterli olabilmiştir? Suikastın en önemli şüphelisi nasıl takip altına alınmamıştır?

4) Tetikci Murat Aluç’un yeri hakkında suikast sonrası gelen ihbarlardan hiç biri operasyonla neticelenmemiş,  planlanan operasyonlar gerekçe göstermeden iptal edilmiştir. Yurtdışına çıkma olasılığı çok zayıf olan tetikçi aradan bir yıl geçmesine rağmen neden yakalanamamaktadır?

5) Suikastin azmettiricisi Rizvan Esbulatov neden olaydan 2 gün sonra havaalanında tutuklanıp serbest bırakılmıştır? Sadece ilgisi olmadığını söylemesi yeterli midir?

6) Önlü’nün günlük notlarında 30 Nisan’da buluştuğunu belirttiği azmettirici Rızvan Esbulatov hakkında, dava dosyasında neden hiçbir bilgi bulunmamaktadır?  Olaydan sonra Emniyet güçleri bu kişiyi mobese kameralarından neden takip etmemiştir? Hükümet, nerede olduğu bilinmesine rağmen, Esbulatov’un iadesi için neden hiç bir girişimde bulunmamıştır?

7) Emniyet tüm delilleri bir kaç haftada toplamasına rağmen dosyayı savcılığa neden 4 ay sonra vermiştir? Önlü’nün yakınları  ve müdahil avukatlar, hakları olmasına rağmen neden aylar boyunca dosyaya erişim sağlayamamıştır?

8) Suikast gerçekleştiği günlerde medyada genişçe yer bulmasına rağmen, Hükümet yetkilileri neden suikastle ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır?

 

Fehim Taştekin’den Çeçen cinayetleri ve Medet Önlü Suikastı üzerine

02/19/2014
19 Şub 2014

Radikal Gazetesi Dış Haberler Şefi Fehim Taştekin, Çeçen cinayetleri soruşturmalarından birinin tamamlanması ve dava açılması üzerine Rusya’nın Sesi Radyosu’na verdiği röportajda bazı değerlendirmelerde bulundu. Medet Önlü Suikastına da değinen Taştekin’in açıklamaları şu şekilde:

“Rusya, Kafkasya’da bir savaş yürütüyor, savaşın tarafları belli. Bu savaşın bir takım hesaplaşmalara yol açtığı, yurt dışında da bu hesaplaşmaların yaşandığını biliyoruz. Daha önce başka ülkelerde de böyle cinayetler işlendi. Bu cinayetlerin ardındaki Rusya bağlantısının sorgulanması ve ortaya çıkarılması davanın niteliği ve içeriği açısından gerekli bir durum. Şu an bir iddianame var, ancak iddianamenin ne kadar sağlam olduğunu bilmiyoruz. Mahkeme süreci şeffaf işlerse, o zaman durum netleşecek. Fakat, mesela Medet Önlü’nün cinayeti çok daha dikkat çekiciydi. Bu konuda kayda değer bir gelişme olmadı. Önlü’nün yakınları bu olayın örtbas edildiğini savunuyorlar. Şu anki dava, İstanbul’daki cinayetlerle ilgili. Biraz bekleyeceğiz ve tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışacağız. Şu ana kadar Türk polisinin bu konuya çok önem vermediğine dair bir izlenim vardı. Ne oldu da birden bire böyle bir iddianame hazırlandı. Açıkcası bunu çok bilmiyoruz. Türkiye ile Rusya’nın ilişkilerinin çok hızlı bir şekilde öne çıktığı bir dönemde olması nedeniyle davayla ilgili siyasi bir veçhe var mı yok mu buna da bakmak gerekiyor. Benim kişisel bakışım, bu cinayetlerin ivedilikle açığa çıkarılması, Rusya ve Türkiye’nin bunun için işbirliği yapması yönünde. İki ülkenin dostane ilişkileri bunu gerektiriyor. Ancak şu ana kadar bu olmadı.”

TÜRKİYE VE RUSYA ARASINDA KRİZ YARATIR MI?

Türkiye, cinayetle suçlanan kişilerin iadesini talep ederse, Rusya’nın buna vereceği yanıt ne olur? Taştekin’e göre, Rusya’nın bu durumda Ankara’ya diplomatik izahat vermesi gerekebilir. Ancak Taştekin, Türkiye’nin siyasi nedenlerden dolayı davayı sonuna kadar götürmesini beklemiyor.

“Bence Türk hükümeti uzun zamandan beri Rusya’yla ilişkilerini tehlikeye atmaktan kaçınıyor. Bu hükümetin politikası da değil, Mavi Akım projesiyle bir stratejik ortaklık kurulduğundan beri Türkiye, Rusya’yı Kafkasya üzerinden herhangi bir şekilde rahatsız edecek eylemlerden uzak durmaya devam ediyor. Şu anda hükümet ABD ve AB ile sorunlar yaşarken, çok önemli ekonomik ilişkiler kurduğu Rusya ile ilişkilerini bozacak adımlar atacağını sanmıyorum. Ankara’nın ne diyeceğini bilmiyoruz, davayı siyasi olarak değerlendirebilir. Doğal olarak Türkiye cinayetle suçlanan kişilerin iadesini Rusya’dan talep edebilir. Rusya’nın da bunun diplomatik olarak bunun izahını yapması gerekir. Fakat şu anda Türkiye’de çok fazla dava siyasi tartışmalara da yol açtığı için Türkiye’nin bunu isteyip istemeyeceğini de bilmiyoruz. Savcı isteyebilir ama sonuçta bu mesele dışişleri ile de bağlantılı olacağı için diplomatik kanallar devreye girmek zorunda. O noktada hükümet bu davanın seyrini değiştirecek adımlar atabilir. Ben hükümetin bu davayı sonuna kadar götürebileceğini sanmıyorum. Eğer davayı daha ileri taşımak isterse Rusya ile diplomatik bir gerilimin yaşanacağını söyleyebiliriz. Rusya da bunu gördüğü için davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunup işbirliği yapmaktan kaçınacaktır. Başbakan Erdoğan, çıkıp da “paralel devlet”in işidir derse hiç şaşırmam. Hükümete yakın, “paralel devlet” söylemi savunan bazı kesimler şöyle bir yorum yapabilir: “Gülen Cemaati’nin Rusya ile ilişkileri bozuk, son dönemde okulları kapatıldı, cemaatin Rusya’da bastırdığı kitaplar mahkeme kararlarıyla yasaklandı, Türkiye’deki hükümetle arası da iyi olmadığı için cemaat hem Rusya’yı hem de Türkiye köşeye sıkıştıran bir hamle geliyor.” Böyle bir yorum gelirse şaşırmamak gerekir. Ama tartışılmaması gereken şey, ortadaki cinayetlerin aydınlatılması gerekiyor. Hem Türkiye için hem Rusya için hem de ikili ilişkilerin gelişmesi için bence bu alanda işbirliği yapılmalı. Ben yıllardır, Rusya ve Türkiye’nin Kafkasya üzerinden bir hesaplaşmaya girişmek yerine barışı tesis etmek için ortak proje geliştirmeye çalışmaları gerektiğini söylüyorum. İki ülke de karşılıklı olarak hassasiyetlere dikkat etmeli. Bu dava sağlıklı bir şekilde değerlendirilirse, iyi bir başlangıç olabilir”

 

Kaynak:

http://www.rsfmradio.com/2014_02_19/Cecen-cinayetleri-davasinda-iddianame-hazir/

 

 

 

Medet Önlü Suikastı ‘Sil Baştan’ Programında Tartışıldı

01/26/2014
26 Oca 2014

Kafkasya Forumu tarafından başlatılan “Medet Önlü için Adalet” kampanyasının duyurulmasının ardından, Kelemet Çiğdem Türk Kaçkar TV’de sunduğu ‘Sil Baştan’ programında bu kampanyaya yer verdi. Kafkasya Forumu aktivisti Alper Hraça’nın katıldığı program, 14 Ocak 2014 tarihinde yayınlandı.

Medet Önlü’nün, katledildiği suikastın ve yakın zamanda başlatılan imza kampanyasının detaylarıyla konuşulduğu programda Hraça, kampanya çerçevesinde önümüzdeki dönemde yapılacakları da kamuoyuyla paylaştı.

Kafkasya Forumu’ndan IHH Başkanı Bülent Yıldırım’a Cevap

01/11/2014
11 Oca 2014

Vicdan, Hukuk, Ahlak ve Bülent Yıldırım

İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın kurumuna yönelik uluslararası komplo iddialarını dillendirdiği bir söyleşisi, 3 Ocak 2014 tarihinde Yeni Şafak gazetesinde yayınlandı. Yıldırım bu söyleşide kendisini hedef alan İsrail güdümlü bir suikast timinin varlığından bahsederken, Medet Önlü suikastını da paralel bir gücün gerçekleştirdiğini ifade etti. Suikastın üzerinden aylar geçtikten sonra, bilgisi olduğunu iddia etmesine rağmen şimdiye dek suikastın aydınlatılması yönünde yetkilileri bilgilendirmek adına hiçbir adım atmayan Yıldırım’ın bu ifadeleri, açıkça kamuoyunu yanıltmakta, failler ve suç ortaklarıyla ilgili şaibe yaratmaktadır.

Hatırlanacağı gibi Medet Önlü, 22 Mayıs 2013’te, Ankara’daki ofisinde uğradığı bir suikast ile katledildi. Ofisinin bulunduğu apartmana suikastten kısa bir süre önce tesadüfen monte edilmiş bir kameranın görüntüleri ve Önlü’nün kişisel günlüğünde bulunan bilgiler sayesinde tetikçi, suç ortağı ve azmettirici kesin olarak tespit edildi. Buna göre azmettirici Rizvan Esbulatov, Rusya Federasyonu vatandaşı bir şahıs ve Rusya yanlısı Çeçen Başkan Ramzan Kadirov ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Türkiye’den kiraladığı tetikçi Murat Aluç ve onun suç ortağı Ömer Peltek ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları. Bu kişilerden bazıları olayın hemen sonrasında gözaltına alınmış olsa da delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldı ve hemen “kayıplara karıştı”.

Medet Önlü Suikastı,

* Uluslararası boyutlarına rağmen Hükümet’in hiçbir açıklama yapmadığı,

* Tamamı tespit edildiği halde faillerin hiçbirinin şu ana kadar yakalanmadığı,

* Bir kısmının ilk etapta gözaltına alındığı halde şaibeli bir şekilde serbest bırakıldığı,

* Yetkililerin görevini yapmaktansa Önlü’nün yakınlarını oyalayarak konuyu kamuoyu gündeminden uzak tutmaya çalıştığı ve,

*  Bizzat siyasi irade tarafından örtbas edildiğini düşündüren

bir sürecin içindeyken, İHH Başkanı’ndan gelen bu açıklama son derece kuşku uyandırıcıdır.

Türkiye, devlet aygıtının paramparça olduğu bir dönemden geçiyor. Çok merkezli bir güç savaşının içinde bloklar dağılıp yenileri kuruluyor. Tarafların birbirini suçlamak veya biraz daha meşruluk kazanmak adına her türlü araca başvurduğu, bütün toplum kesimlerine ulaşmaya çalıştığı bir ortamdayız. Bülent Yıldırım ve başkanlığını yürüttüğü İHH, artık açıkça bu güç çatışmasının bir parçası haline geldi.

Ortada en azından bir haklının bulunduğundan dahi emin olamadığımız bu süreçte, güç odaklarından herhangi birinin yanında yer almayı reddediyoruz. Ancak, son iktidar döneminde karşı karşıya kaldığımız ve takipçisi olacağımızı söylediğimiz faili meçhul cinayetlerin, yine bu güç odaklarınca malzeme edilmesine sessiz kalacak değiliz.

Suikasta dair bilgisi olduğu izlenimini vererek ve suikastı İsrail odaklı bir gruba havale ederek Bülent Yıldırım açıkça,

– Medet Önlü, ailesi ve toplumunun yaşadığı mağduriyet üzerinden meşruluk çalarak Vicdan’ı

– İşlenmiş bir cinayetin faillerini çarpıtarak Hukuk’u

– Hükümet’in bu cinayetlere karşı sessizce onaylayan tavrını örtbas ederek Ahlak’ı

ayaklar altına almıştır.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ı, derhal içine düştüğü yanlıştan sıyrılmaya, kamuoyunu yanıltmaktan, yetkilileri yanlış yönlendirmekten vazgeçmeye, Medet Önlü’nün hatırasından, ailesinden ve uğruna mücadele ettiği halkından özür dilemeye davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kafkasya Forumu

09.01.2013

http://www.caucasusforum.org/tr/vicdan_hukuk_ahlak_bulent_yildirim/

-->
Medet Önlü İçin Adalet!
2013-2015 ©